(3402 S. K. m. 45) (6831 S. K. m. 1)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda; Mustafa Öksüz davasının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile diğer davaların reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Kaş ... Köyü, Doğalar mevkiinde yer alan 1018 ve 1019 parsel sayılı taşınmazlar, Şubat 1327 tarih ve 4 numaralı tapu kaydına Ali ve İsmihan ... ismindeki kişiler; 1296 sayılı parsel ise, devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden bulunması sebebiyle Hazine adına tesbit edilmiş; Mustafa ... ve arkadaşları ile Orman yönetiminin itirazı üzerine Tapulama Komisyonu 1018 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 1019 parselin (B) harfi ile işaretli 2500 metrekare ve 1296 sayılı parselin de (B) harfi ile gösterilen 3100 metrekarelik kesimlerini orman olarak tapulama harici bırakmış; son iki parselin kalan kesimlerinin Mustafa ... adına tesciline karar vermiş; karar tüm ilgililerine tebliğ edilmiş ve komisyon kararına karşı birleştirilen davalar tarafları, eldeki davaları açmışlar; mahkemece, Cemil ve Saime ... davalarının ve Mustafa ...'ün 1018 parsele yönelik davasının reddine; diğer iki parsel hakkındaki davaların kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1019 parselde (A) ile işaretli 3729 metrekare ve 1296 parselde (A) harfi ile gösterilen 4021 metrekare yerlerin Mustafa Öksüz adına tapuya tesciline; her iki parselin (B) ve (C) harfleri ile işaretli kalan kesimlerinin orman olarak tesbit dışı bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesine konu olan 1019 sayılı parselin (B) harfi ile işaretli 400 metrekare, (C) harfi ile işaretli 1371 metrekare, 1296 sayılı parselin de (B) harfi ile işaretli 445 metrekare ve (C) harfi ile işaretli 2384 metrekarelik kesimleri bakımından, mahkemece yapılan inceleme ve araştırma yazılı şekilde hüküm kurulmasına elverişli değildir. Şöyle ki;
Dosya içeriğinden, tahdidin 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmaya göre kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, sınır dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenemez. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; uzman ve fen ehli bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı kroki çizdirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Orman Yönetimi yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde iadesine, 05.07.1994 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy