(1086 S. K. m. 28, 29)
Dava: Taraflar arasında görülen tazminat davası sırasında, davalı taraf vekili 4.4.1992 günlü dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekilince istenilmiş olmakla; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davalı ve vekili, davaya bakan hakimi 24.4.1992 günlü dilekçelerinde yazılı nedenlerle davadan çekinmeye davet etmişlerdir. Hakimi çekinmeye davetin, hakimi ret anlamında olduğu tartışmasızdır. Ne var ki, duruşma hakimi 23.6.1992 günlü oturumda çekinme isteğinde gösterilen sebeplerin HUMY.nın 28 ve 29. maddelerine uygun bulunmadığını; ancak, davalı tarafın güven duymayacağı bir karar vermektense çekinmeyi kabul etmiştir. Bu durumda, öncelikle çekinmenin yerinde olup olmadığı merciince incelenir. Çekinme kabul edilmediği takdirde, o zaman hakimin davaya bakması zorunlu hale geleceğinden, red sebepleri ancak bu halde inceleme konusu yapılabilir. Mahkemece oluşturulan kararda hakimin çekinmesine ilişkin kararın incelenmediği ve bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gözlenmiştir.
Değinilen yön gözetilmeden hüküm kurulamaz.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 14.6.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy