(3402 S. K. m. 29, 36) (492 S. K. m. 34) (1086 S. K. m. 163, 363, 414) (YHGK 26.02.1975 T. 1972/1-1273 E. 1975/258 K.) (YHGK 18.02.1983 T. 1980/1-284 E. 1983/141 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, değer itibariyle duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar İ. mirasçıları ve müdahil H., K. Ç. Köyü'nde yer alan 162, 163, 164 parsel sayılı taşınmazların tesbitlerine itiraz etmişler, Yerel Mahkeme davayı reddetmiş, hüküm davacılar ve müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıcın dava konusu şeyi inceleyerek onun hakkında bütün duyularıyla bilgi edinmesi olarak tanımlanabilen keşif; taşınmazlarla ilgili davalarda, dava konusunun yerinde görülüp, incelenmesi biçiminde gerçekleşir (HUMY. m. 363 vd.). Keşfe gidilebilmesi için mahkemenin bu konuda bir ara kararı oluşturması zorunludur. Bu kararda keşif giderlerinin, keşif giderini yatıracak tarafın ve bunun için gerekli önel ve/veya kesin önelin avukatla kendini temsil ettirmeyen taraf keşif istemişse, kesin önel içerisinde giderleri yatırmamanın sonuçlarının açıklıkla anlatılması; tanık dinlenip, bilirkişi incelemesi yapılacak ise, bu hususun ve keşif günü ile saatinin belirtilmesi; bunun doğal sonucu olarak; hakim, katip ve götürülecekse mübaşir için yol tazminatının (492 sayılı Harçlar Yasası m. 34); keşif isteyen taraftan keşif aracını bizzat sağlaması istenemeyeceğinden; mahkeme, yapacağı işe, süresine ve gideceği yere göre gerekli gördüğü aracı kendisi belirleyip, temin edeceğinden, araç için ödenecek para miktarının; keşifte dinlenecek bilirkişi ve tanıkların isimlerinin ve ücretlerinin; bilirkişi ve tanıklarla, gerekiyorsa taraflara keşif gününün haber verilebilmesi için gönderilecek davetiye giderlerinin gösterilmesi yanında; yatırılacak avansın tutarı ile yatıracak tarafın ekonomik gücü, keşif tarihi ve tebligatların ulaşması için geçecek süre gözetilerek keşif gününden önceye rastlayan bir tarihin belirlenmesi ve bunda Tebligat Yasası ile Tebligat Tüzüğünün gözönünde tutulması zorunludur.
Anılan hususları kapsamayan ve belirlenecek bir miktarın keşif gününe kadar yatırılması biçiminde kurulacak ara kararı ve buna dayalı olarak verilecek önel ve kesin önelin uygulamada HUMY. m. 414, 163 açısında bir sonuç doğurması olanağı bulunmamaktadır (HGK. 26.2.1975 T., 1972/1-1273 E., 1975/258 K.; HGK. 18.2.1983 T., 1980/1-1284 E., 1983/141 K.; HGK. 30.12.1992 T., 1992/16-666 E., 1992/769 K.; 20. HD. 14.12.1992 T., 1992/16198-7040).
Öte yandan, bu koşulların tam olarak yerine getirilmemesi, keşif giderlerine itiraz hakkı olan gider yükümlüsünün bu hakkını kullanmasına da engel oluşturur.
Kadastro Mahkemelerinde belirtilen genel hükümler, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 29. maddesi yoluyla, aynı Yasanın 36. maddesine göre işlem yapılması hallerinde de aynen uygulanır.
Yukarıda açıklanan, yasa ve yerleşmiş Yargıtay uygulamasına aykırı olarak kurulan ara kararları sonucu verilen önel ve kesin önele dayanılarak, keşif giderlerinin yasal sürede yatırılmadığından söz edilerek yazılı biçimde karar verilmesi bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 20.09.1993 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy