(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tespite itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi vekili ve davalı Şakir tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: 1- Orman Yönetiminin temyizi yönünden; Kesinleşmiş orman tahdit haritalarının uygulanmasında uzman, orman mühendisi veya orman yüksek mühendisi olup, muavin uzman değildir. Uzman olmayan bilirkişi tarafından düzenlenen rapora dayalı hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
2- Davalı gerçek kişinin temyizi yönünden; 46 nolu orman içi parsel, davalının babası Yusuf'a ait bağ olarak bırakılmıştır. Taşınmazın öncesi orman olmadığından, tahdit sırasında orman sınırları dışında bırakılmış olup,nitelik kaybı yoktur. Bu hali ile tahdit öncesi, zilyetlik Süresi de geçerli olup, yirmi yıllık hak kazandırıcı sürenin hesabında nazar alınmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, değişik görüş ve kanaatle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 11.10.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy