(6831 S. K. m. 1)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. HD.'nin 8.10.1991 günlü bozma kararında aynen; "...taşınmazın tespitine, tapu kaydı esas alındığına, tapu kaydının dava konusu taşınmaz dışında başka parsellere revizyon gördüğü belirlendiğine göre, tapu kaydının kapsamının revizyon gördüğü parsellerle birlikte saptanması; bu saptamada tapu kaydının doğu sınırını oluşturan doğudaki şose; kuzey sınırını oluşturan dere ve Ahmet; güney sınırı oluşturan kah ve Süleyman sınırlarından başlanarak tapu kaydına kapsam belirlenmesi; ondan sonra, tapu kaydının kapsamında kalan kesim yönünden 6831 sayılı Orman Kanununun değişik 1/F maddesi hükmünce, kayıt kapsımı dışında kalan kesim yönünden ise, Orman Kanununun 1/F maddesi dışındaki fıkralar gereğince orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile araştırma yapılması gerekir. Bu uygulama sırasında tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı itirazsız ya da dava konusu yapılarak hükmen kesinleşen parsellere ait dava dosyaları da mahkemece gözönünde tutulmalıdır" denilmiştir.
Bozmaya uyulduktan sonra yapılan keşifte görevlendirilen uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın memleket haritasında açık alanda kaldığı; ancak, bunun orman içi açıklığı olduğu, amenajman planında ise, bozuk karaçam olarak işaretlendiği, halen hali arazi niteliğini koruduğu belirtilerek, sonuçta bu yerin orman sayılan yer olduğu açıklanmıştır.
Bozma kararında, taşınmazın tapu kapsamında kalıp kalmadığı belirlendikten sonra, kayıt kapsamında kalan kesim yönünden 6831 sayılı Orman Yasasının 1/F maddesine göre kayıt kapsamı dışında kalan kesim yönünden 1/F maddesi dışındaki fıkralara göre uzman bilirkişi aracılığıyla araştırma yapılması gereğine değinildiği halde, uzman bilirkişi raporunda bu konuda açıklık yoktur. Tapulu taşınmazın 6831 sayılı Orman Yasasının 1/F maddesi kapsamında kabul edilebilmesi için, tarım arazisi olarak kullanılan bir yer olması gerekir. Oysa, bilirkişi raporuna göre daha önce tarım yapılmamış ve halen hali arazi niteliğinde bir yer olduğu belirtilmiştir. Bozma kararı çerçevesinde uzman bilirkişilere inceleme yaptırılmadan, davanın reddi yoluna gidilemez. Bozmaya uyulduğuna göre, bozma uyarınca araştırma ve inceleme yapılması zorunludur.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Yönetimin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine, 24.01.1995 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy