(1086 S. K. m. 25)
Taraflar arasındaki taşınmaz hukukuna ilişkin davada, kadastro ve asliye hukuk mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Kulu Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın devamı sırasında düzenlenmesi nedeniyle tutanağın kesinleşmeyeceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; kadastro mahkemesi ise, davanın esasını karara bağlamış; Yedinci Hukuk Dairesi'nin 13.05.1996 t. 2989/4803 sayılı kararı ile aynen: "... dava konusu taşınmaz 22.10.1993 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş; askı ilanı ise, 01.09.1994 ve 03.10.1994 tarihleri arasında yapılmıştır. Temyize konu olan tapu iptali ve tescil davası ise, ilan süresi içerisinde açılmamış; tespit kesinleştikten çok sonra 30.03.1995 tarihinde açılmıştır. Böylece, anılan dava tespitin kesinleşmesinden sonra olduğundan, davaya bakmak kadastro mahkemesinin görevi dışında ve asliye hukuk mahkemesinin görevi içindedir. İlan tarihleri arasında daha önce açılan ve henüz kesinleşmeyen tapu iptali ve tescil davalarına ait hüküm, Yargıtay Sekizinci Hukuk Dairesi'nin 19.09.1994 tarihli ilamı ile onanmış ve 08.12.1994 tarihinde kesinleşmiş isede, bu kesin hükmün tartışılması sonra açılan tapu iptali ve tescil davasını görecek olan asliye hukuk mahkemesine aittir. Görev hususu kamu düzeniyle ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözönünde tutulur. Açıklanan nedenlerle, kadastro mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi ve doğacak olumsuz görev uyuşmazlığının çözülmesi için dosyanın ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmesine, kesinleşen tutanağın da Tapu Sicil Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına..." denerek kararı bozmuş; bozmaya uyularak kadastro mahkemesince görevsizlik kararı oluşturulmuştur.
HUMY.m.25/III'de belirtilen temyiz incelemesi sonucu kesinleşen görev veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar kuralı gereğince, davanın asliye hukuk mahkemesince yürütülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle; HUMY.nın 25 ve 26. maddeleri gereğince asliye hukuk mahkemesinin merci tayinine, 08.07.1997 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy