(6831 S. K. m. 11, 17)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Davacı Yönetim, davalı Hazine adına tespit gören 102 parselin 373 348 m2 alanında olduğunu ve daha önce yapılmış ve kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığını ileri sürerek tespitin iptalini orman olarak tescilini istemiştir. Yerel mahkeme yaptığı araştırma sonucu taşınmazın orman olduğunu belirlemiş, hüküm bölümünde 102 sayılı parselin tamamının orman vasfı ile Hazine adına tespitine ve beyanlar hanesine 49 yıl için gümrük alanı olarak tahsis edildiği hususunun şerhine karar verilmiştir.
Toplanan kanıtlara, dosya kapsamına ve özellikle uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve krokiye göre taşınmazın orman sayılan yer olduğu saptamış olup, bu husus tartışmasızdır. Ne var ki, orman olduğu belirlenen kesimler 6831 sayılı yasanın 11 maddesi uyarınca orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi zorunlu olduğu halde, mahkemece tescil yolunda hüküm kurulmayıp, tespitine hüküm kurulması doğru olmadığı gibi yine, orman olduğu kesinlikle saptanan taşınmazlar üzerinde özel mülkiyet ya da herhangi bir nedenle şerh konulması söz konusu olamaz. Kamu malı olan ormanlar üzerinde ancak 6831 sayılı yasanın 17. maddesi 2. ve 3. fıkralarında belirlenen koşulların gerçekleşmesi halinde irtifak, tahsis, kiralama olguları gerçekleşebilir.
Olayda taşınmazın 37280 m2'lik kesimi için gümrük alanı olarak kullanılmak üzere 6831 sayılı yasanın 17/3. maddesi uyarınca 49 yıllığına gümrük müsteşarlığı lehine kullanma izni verildiği dosyanın iadesi sonucu gelen 28.12.1994 tarihli oluru taşıyan 899 sayılı yazı kapsamında anlaşılmıştır. Yasaya uygun biçimde Orman Genel Müdürlüğünce 49 yıllığına kullanılmak üzere izin verildiği belirlenmiş olmakla beraber bu alanın 102 parsel içindeki yerin hangi kesime tekabül ettiği belirlenmemiş olup, taşınmazın tamamıyla ilgili bir kullanım izni verilmediğine göre, genel müdürlük olurunu taşıyan ve yazıda da miktarı belirlenen 37280 m2'lik kullanım alanının ilgili kurumdan getirtilecek harita, kroki ve tahsis kararı uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanarak saptanmalı, uzman orman bilirkişi ve fen elemanının ortak imzalı olarak düzenleyecekleri rapor ve krokiyle bu kesim duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanıp, oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Değinilen yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine, 17.05.1999 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy