(3402 S. K. m. 4, 7)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında G. Köyü 101 ada 217 parsel sayılı 14079.44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ekim 1942 tarih 2 nolu tapu ve 937/190 tahrir numaralı vergi kaydı uygulanarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, bu yörede orman tahdit çalışması yapıldığını, ancak kadastro ekibince sözü edilen tahdide uyulmadığını, taşınmazın orman olduğunu bildirerek dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1.7.1997 tarihinde işe başlanılan ve yargılama sırasında devam ederek 16.5.2000 tarihinde ilanı yapılan ancak dava tarihinde kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Taşınmaz kesinleşmeyen bu uygulamada tahdit içerisinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli parsele Ekim 1942 tarih 2 nolu tapu kaydı ile 1937 tarih 190 tahrir numaralı vergi kaydı revizyon görmüştür. Aynı kayıtlar çekişmeli taşınmaz ile öncesi bir bütün olan 101 ada 221, 222, 229, 233 parsellere de uygulanmıştır. Bunlardan 221, 222, 229 parseller Başaranlar soyadlı kişiler adına itirazsız kesinleşmiş, 233 numaralı parselin itirazlı olduğu bildirilmiştir. Uygulanan tapu ve vergi kayıtlan değişir sının içermektedir. Yargılama devam etmekteyken yapılan orman tahdidinde çekişmeli taşınmaz kısmen tahdit dışında bırakılmışsa da tespit tarihinde kesinleşmiş tahdit bulunmadığından orman araştırmasının usulüne uygun biçimde, yapılması gerekir. Uzman orman bilirkişi 1974 tarihli memleket harîtası ile 1997 tarihli amenajman planına dayanarak inceleme yapılmış, taşınmazın memleket haritasında beyaz boyalı açık alanlar içerisinde olduğunu belirtmişse de raporunu sonuç kısmında taşınmazın niteliği hakkında görüş bildirmemiştir. En eski tarihli resmi belgelere dayalı inceleme ile araştırma yapmayan uzman raporu bu haliyle yetersiz olup, hükme dayanak alınanlaz. Ayrıca mahkemece yapılan keşifte yerel bilirkişi dinlenilmek suretiyle, dayanak kayıtlar uygulanmamış, çevre parsellerin kayıtları getirilmek suretiyle çevre parsel ve hudut denetimi yapılmamış, fen bilirkişiye uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde toplu kroki de düzenlettirilmemiştir.
Bu nedenle, öncelikle biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği göz önünde bulundurularak H.U:M.Y:'nın 45. maddesine göre aynı kayıtların uygulanması ile tespiti yapılan ve halen itirazlı olduğu anlaşılan aynı ada 233 parsele ait dava dosyası bu dosya ile birleştirilmeli; mahkemece, vergi kaydı ve tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri dayanak tapu kaydı ve vergi kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları komşu parsel ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesi'nin 1.6.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.3.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.6.1989 gün ve 7125 E. K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; uzman ve fen ehli bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı kroki çizdirilmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin tüm kurul üyelerinin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı ve vergi kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, miktarı ile geçerli kapsamı tayin olunmalı; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 5.2.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy