(6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil ile men-i müdahale davasının yapılan duruşması sonunda; davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Karalarbahşiş Köyünde bulunan 170 parsel sayılı taşınmazın yörede 1949 yılında yapılan ve 1949 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, (C) harfli 410 m2 bölümün orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tescili ile müdahalenin men-ine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, bir örneği dosyada bulunan tahdit haritasındaki çekişmeli taşınmazdan geçen 16375 ila 16377 orman sınır noktalarını birleştiren tahdit hattı içinde 2/B ile çıkan yer bulunmamaktadır. Oysa, hükme dayanak alınan uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve krokide taşınmazın (B) harfli bölümü 2038 ve 16376 orman sınır noktaları ile 2/B kapsamında gösterilmiştir. Tahdit haritasında 2038 orman sınır noktalarını 16376 orman sınır noktaları ile birleştiren bir hat bulunmamaktadır. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bundan ayrı; davanın kabul edilen (C) harfli bölümünün tahdit içinde kaldığı belirlenerek bu kesim yönünden tapunun iptali ve orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiği, ancak davacı yönetim tapunun tahdit içinde kalan kesimi yönünden, davalının haksız elatmanın önlenmesini de talep ettiği halde, elatmanın önlenmesine yönelik bir hükmün kurulmadığı gözlenmiştir.
Mahkemece açılan davanın niteliği ve talep edilen yönler gözetilmek zorunda olup, dava başlangıçta tapu iptali ve elatmanın önlenmesi istemi ile açılmıştır. O halde, sadece tapunun iptali ile ilgili hüküm kurulması, haksız elatmanın önlenmesi istemi hakkında karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 05.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy