(6831 S. K. m. 2/B, 11) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin HUMY.'nın 438. meddesi uyarınca değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1999/6116 E. - 6468 sayılı bozma kararında özetle: "6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre kadastro mahkemelerinin altı aylık itiraz süresinde açılan ilk tahdit ve 2/B maddesine yönelik uyuşmazlıkların çözümünde görevli olduğu, somut olayda altı aylık itiraz süresi geçtiğine ve dava tapu kaydına dayanarak açıldığına göre, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemesine ait olduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra görevsizlik kararı verilerek dosya asliye hukuk mahkemesine devredilmiş, asliye hukuk mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılmış orman tahdidinin iptali niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 04.12.1996 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Davaya konu Y. İlçesi B. Köyü 358 parsel sayılı taşınmazın öncesi 344 parsel olup 344 parsel de davacı İ. ve Y.'un davalılar Hazine, köy tüzel kişiliği ve orman yönetimi aleyhine açtığı Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/408 E.- 1994/411 K. sayılı tescil davasının 20. Hukuk Dairesinin 1994/8135-1995/5836 E. K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi sonucu oluştuğu ve daha sonra 344 numaralı parselin 11.06.1996 tarihinde 358-359-360 numaralı parsellere ayrıldığı temyize konu davanın yörede 113 nolu orman tahdit komisyonunca yapılan ve 04.12.1996 tarihinde ilan edilen orman tahdidi ve 2/B madde uygulaması sırasında çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alınması nedeniyle bu işlemin iptali için 10 yıllık süre içinde tapu kaydına dayalı olarak 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükmü uyarınca açıldığı anlaşılmaktadır.
Şu hale göre; taraflar arasında orman tahdidinden önce görülen Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/408 E.-1994/411 K. sayılı tescil kararının H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturduğu kuşkusuzdur. Kesin hüküm kamu düzeni ile ilgilidir. Olumsuz dava koşullarındandır ve taraflar için bağlayıcı niteliktedir. Mahkemenin bu olguyu resen gözetip, kesin hükmün bağlayıcılığı nedeniyle davanın reddine karar vermesi gerekirken, değinilen yasal ve hukuki olgular gözetilmeden davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11.02.2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy