(1086 S. K. m. 445)
Dava: Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasının yapılan duruşması sonunda, talebin reddi yolunda kurulan hüküm Yargıtayca incelenmesi talep sahibi D. A. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili 8.5.1998 havale tarihli dilekçesiyle, V... Kasabası eski 1006, yeni 1598 parsel sayılı taşınmazın genel arazi kadastrosunda Hazine adına tespit edildiği, taşınmazın Eylül 1309 yoklama tarih 287 sıra numaralı tapu kaydıyla kendilerine ait olduğu, adlarına tescil iddiasıyla dava açtıkları, tapulama mahkemesinin, orman tahdit haritasının uygulanmasına dayalı araştırma ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davalarının reddine, taşınmazın tutanağının iptaline ilişkin 9.4.1982 gün ve 1980/773-31 sayılı kararının Yargıtay Yedinci Hukuk Dairesinin 22.6.1982 gün ve 1982/7883-7959 sayılı kararı ile onanıp kesinleştiği, daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonunca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Hazine adına tapu kaydı oluşturulduğu, bu tapu kaydının iptali ve taşınmazın adlarına tescili için aynı sava ile açtıkları davanın tutunulan tapu kaydının gayrı sabit hudutlar içerdiği, çekişmeli taşınmaza uysa bile tapu kaydının miktarına itibar edilmesi gerektiği gerekçesiyle reddine ilişkin Antalya Üçüncü Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.1990 gün ve 1989/3-1173 sayılı kararının Yargıtay Yirminci Hukuk Dairesinin 10.4.1995 gün ve 1994/7533-4250 sayılı kararı ile onanıp kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın 1952 yılında makiye tefrik edilen alanda kaldığı halde, mahkemece daha önce bu konuda bir araştırma yapılmadığı, sözü edilen kararların kesinleşmesinden sonra Yargıtay İnançları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca maki tefrik komisyonları ve yaptıkları işlemlerin yasal olarak geçerli olduğunun kabul edilmesinin yargılamanın iadesi nedeni olduğu, bu sebeple Asliye Üçüncü Hukuk Mahkemesinin 24.12.1990 tarih ve 1989/3-173 sayılı kararının yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılarak çekişmeli taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tescil iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, ileri sürülen nedenlerin yasada sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinden hiç birine uymadığı gerekçesiyle talebinin reddine karar vermiş, hüküm davacı D. A. tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay Yirminci Hukuk Dairesinin 10.4.1995 gün ve 1994/7533-4250 sayılı kararında özetle "Çekişmeli taşınmazın 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına konu edilmediği, 2896 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırıldığı gibi, 2/B madde uygulamasına da konu olmadığı, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu konusunda tapulama mahkemesinin 9.4.1982 gün ve 773/31 sayılı kararının kesin hüküm bulunduğuna" işaret edilmiştir.
Yargılamanın iadesi sebepleri HUMY.nın 445. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Yorum yoluyla başka nedenler yaratılamaz. Kesinleşmiş mahkeme kararından sonra gelişen Yargıtay Kararları ile kabul edilen hukuki olgular yasada yargılamanın iadesi sebebi olarak düzenlenmemiştir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı ile maki tefrik komisyonları ve bu komisyonların çalışmalarının hukuken geçerli olduğunun kabul edilmesi, yargılamanın iadesi nedeni oluşturamaz. Bir an için yargılamanın iadesi nedeni olduğu kabul edilse bile, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, kapsamının yüzölçümüne değer verilerek belirleneceği, çekişmeli taşınmazın bu tapu kaydının yüzölçümü ile kapsamı dışında bulunduğu, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen kararda tartışılmış ve kabul edilmiştir. Kaldı ki; tutunulan tapu kaydı kapsamında olmadığı belirlenen çekişmeli taşınmazın içtihadı birleştirme kararı ile kabul edilen özel yasalara göre oluşturulmuş bir tapu kaydı da yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 14.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy