(743 S. K. m. 549) (1086 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki mirasın reddine ilişkin davada Denizli 4. Asliye ve 1. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, mirasın reddi istemine ilişkindir.
Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 98/344 E., 1999/193 K. sayılı kararı ile davacıların mirasın reddine ilişin açtıkları dava husumet yönünden red edilmiş, davacıların temyizi üzerine Yargıtay 2.H.D. 21.2.2000 gün 2000/1528 E., 2158 K. sayılı kararı ile "mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği vurgulanarak ( M.Y. md. 549/son )" görev yönünden bozulmuş, mahkeme bozmaya uyarak görevsizlik kararı vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Bu kez davacılar 1. Sulh Hukuk Mahkemesine mirasın reddiyle ilgili dava açmışlar, Sulh Hukuk Mahkemesi 15.5.2001 gün 2000/167 E., 2001/506 K. sayılı kararla görevsizlik kararı vermiş, bu kararda temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Davacılar 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararına istinaden 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde mirasın reddi ile ilgili yeniden dava açmışlar, mahkeme 2001/528 E. 771 K. sayılı karar ile "Davanın görülme olanağı bulunmaması nedeniyle reddine, tarafların merci tayini için başvuruda bulunmakta muhtariyetine" karar vermiş, bu karar temyiz edilmiştir.
Mirasın reddi davası ile ilgili Denizli Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemelerince verilen görevsizlik kararları kesinleşmiştir.
H.U.M.Y.'nın 25/son maddesine göre, temyiz incelemesi sonucu kesinleşen yetki ve göreve ilişkin kararlar, davaya bakacak mahkemeyi belirler. Bu yasal hükümlerin doğal sonucu olarak, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin yukarıda değinilen kararı ile görevli mahkeme olarak Sulh Hukuk Mahkemesi gösterilmiştir. Artık davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılması zorunludur. Merci tayinine gerek kalmamıştır.
Bu nedenlerle, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu Yargıtayca belirlenmiş olduğundan, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekirken, hem işin esası ile ilgili hüküm kurması, hem de tarafların merci tayini için başvuruda bulunmakta muhtariyetine karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/12/2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy