(6831 S. K. m.2)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 20.06.2000 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.12.2000 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden Orman Yönetimi vekili Av.Gülcihan Özen geldi, karşı taraftan Hatice L. vekili Av.Faik Çakan geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Pirinççi Köyü 4 pafta 285 parsel sayılı taşınmazın yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman olarak sınırlandırıldığını, 5653 Sayılı Yasaya göre makilik olarak tefriki sonucu 1968 yılında toprak tevzi komisyonunca dağıtımı yapılarak adlarına tarla niteliğinde tapuya tescil edildiğini, 1988 yılında yapılan orman kadastrosunda ise orman sınırları içinde bırakıldığını, işlemin iptali ile orman sınırları dışına çıkarılmasını ve tapu kaydına konulan şerhin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu 4 pafta 285 parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılı "ormanla ilişiği vardır" şeklindeki şerhin iptali ile kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış orman tahdidi bulunmaktadır. 1988 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Hükme dayanak alınan uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda; dava konusu taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde devlet ormanı olarak sınırlandırıldığını, 1951 yılında yapılan maki tefrik çalışması sonucunda maki alanına ayrıldığını, 1955 yılında 4753 Sayılı Yasaya göre tevzii tapusunun oluşturulup, 1968 yılında da tapulamaca tespit yapılıp tapu kaydının oluştuğunu, 1988 yılında yapılan aplikasyonda orman sınırları içinde kaldığını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 1993/5 Esas, 1996/1 sayılı kararı ile maki tefrik komisyonlarının yaptığı çalışmaların yasal kabul edildiği ve verilen tapuların geçerli olduğu belirtilerek dava konusu taşınmazın eğiminin % 15-25 arasında değiştiğini, parsel üzerindeki bitki örtüsü kaldırılarak mineral toprağın ortaya çıktığını belirtmişlerdir.
1965 tarihli funda ve makilik sahaların tespitine ait talimatnamenin 6/D maddesine göre eğimi % 12'yi aşan yerler bilimsel ve teknik olarak da toprak muhafaza karakteri taşır ve orman rejimi dışına çıkarılamazlar. Ormancı bilirkişinin yukarıda belirtilen raporundan taşınmazın eğiminin % 15-25 arasında bulunduğunun anlaşılmasına göre taşınmazın bu niteliği ile su ve toprak muhafaza karakteri taşıyan muhafaza makisi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Muhafaza makisinin 5653 Sayılı Yasanın 1. maddesindeki istisna içinde yer aldığı, muhafaza makilerinin devlet ormanı olarak kabulü gerektiği, gerek bilirkişi raporu içeriği ile gerekse tüm dosya kapsamıyla kesin olarak saptanmıştır. Bu olguları içeren taşınmazın muhafaza makisi niteliği itibariyle devlet ormanı olduğu, 1988 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması sonucu, orman sınırları dışına çıkarılmayıp, yine devlet ormanı olarak bırakıldığı bilirkişilerce açıklanmıştır. 4753, 5618 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasası'nda ormanların dağıtılacağına dair bir hükümde bulunmamaktadır. Bu nedenledir ki orman olduğu saptanan taşınmazın tevzii de söz konusu olamaz. Bütün bu nedenlerle muhafaza makisi niteliğiyle devlet ormanı vasfını taşıyan taşınmaza ilişkin gerçek kişinin açtığı davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetimi'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 97.500.000.- TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Orman Yönetimine verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/11/2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy