(3402 S. K. m. 20/A) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi gerçek kişiler vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Belçınar Köyü 171 ada 10, 11, 12, 13, 14, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26 parsel sayılı 401, 452, 796, 749, 1937, 118, 303, 131, 135, 120, 114, 292 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ile 10, 11, 12, 13, 14 parselin tarla olarak gerçek kişiler adına, diğer parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, tapuya dayalı ve kullanım durumuna dayalı olarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi davalılar adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller kısmen orman alanı dışında, kısmen içinde bırakılmış, tespit tarihinden önce de orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece parselasyon haritasının tümünün kapsamında kalan kişilerin davayı kabul etmedikleri gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Davacı ve davalılara ait parselin önce bir bütün olup Aralık 1957 tarih 138 numarada tarla niteliği ile 55158 m2 yüzölçümlü tapu kaydı kapsamında iken Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.4.1958 gün 358-320 sayılı kararı ile yüzölçümünün 185.000 m2'ye çıkartıldığı yüzölçümü artırılmasına ilişkin bu davada Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olup olmadığı belli değil ise de, Hazine ve Orman Yönetiminin hükmü temyiz etmemeleri nedeniyle bunun tartışma konusu yapılamayacağı anlaşılmaktadır.
Davacının dayandığı tapu kaydı yüzölçümü artırılması davasının kararının kesinleşmesi sonucu Nisan 1958 tarih 50 numarada 185.000 m2 yüzölçümü ile tescil edildikten sonra Haziran 1958 tarih 2 ila 62 numaralarda 61 parçaya ifraz edildiği ve ifraz sırasında bir de özel parselasyon haritasının düzenlendiği ve tapuya bu ifraz haritasına göre özel parsel numaraları ile tescil edildiği anlaşılmaktadır. Sözü edilen ifraz haritası Hazine ve Orman Yönetimini bağlamasa da, bu haritaya göre özel parselleri satın alan kişileri bağlayacağı kuşkusuzdur.
Davacılar kendilerine ait özel parselasyon haritasına göre oluşturulan tapu kaydı kapsamının bir bölümünün komşu parselde kaldığı iddiası ile temyize konu davayı açmıştır. Uzman bilirkişi Saim Turgut tarafından düzenlenen 15.10.1997 tarihli rapor ve ekli krokide tarafların görüş birliğine vararak zeminde gösterdikleri duruma göre haritanın düzenlendiğini, haritanın dış sınırında değişiklik olmadığını bildirmiş, ancak tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının dayanağı olan ve Nisan 1958 tarih 2 ila 62 numaralı tapunun evrakları içinde bulunan ifraz haritası uygulanmamıştır.
3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre kayıt ve belgeler, harita plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise de, harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunarak tapu kayıtları ve diğer belgelerin kapsadığı yerlerin belirlenmesi gerekir.
Şu hale göre, öncesi bütün olan ve ifraz yolu ile bölünerek ayrılan parsellere ait aynı konuda açılmış davalar bulunduğu anlaşıldığından, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği göz önünde bulundurularak, H.U.M.Y.'nın 45. maddesi hükmüne göre öncelikle bu dava dosyaları birleştirilmeli, davalı olarak gösterilen kişi ya da kişilere ait parsellerin süresinde kadastro mahkemesine dava açılmış olması nedeniyle kadastrosunun kesinleşmeyeceğinden davalıya ait parselin tutanak aslı ve ekleri getirtilerek dava dosyası içine konulması ve aynı parselde davalı gösterilen kişiden başka tespit malikleri varsa onların da davanın doğal tarafı sayılacağı nazara alınarak o kişilerin de davaya dahil edilip, kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek taraf oluşturulmalı, bundan sonra özel parselasyon haritasının davacı ve davalı gerçek kişileri bağlayacağı nazara alınarak 1/2000 ölçekli olarak düzenlendiği anlaşılan Haziran 1958 tarih 2 ila 62 numaralı ifraz tapuları evrakları içindeki özel parselasyon haritası, harita mühendisi ya da bu yeteneğe haiz tapu fen memuru aracılığı ile 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi hükmüne göre uygulanarak tarafların ifraz tapuları kapsamları belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 27/03/2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy