(3402 S. K. m. 32/3) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 8.3.1999 gün ve 1999/1672 Esas 1945 Karar sayılı bozma kararında özetle "Davacı Orman Yönetimi dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak daha önce gerçek kişiler tarafından açılan orman tahdidine itiraz davasının yönetim lehine sonuçlandırılıp kesin hüküm oluştuğunu ileri sürerek bu kez davalılar adına olan tapunun iptali ile tescili isteminde bulunmuştur. Yerel mahkeme anılan kararı ve Yargıtay onama kararını esas aldığı halde ters yönde değerlendirme yaparak kesin hüküm Orman Yönetimi aleyhine olduğunu kabul ederek yönetimin davasını reddetmiştir. Oysa, gerçek kişiler tarafından daha önce Orman Yönetimi aleyhine açılan dava sonucu verilen 16.11.1994 gün 1987/23-25 sayılı ilamda gerçek kişilerin tahdide karşı itirazları reddedilmiş ve yönetim lehine kesin hüküm oluşmuştur. Mahkemenin bu olguyu yanlış değerlendirdiği, bu nedenle yönetimin davasının kabulü gerektiğine" işaretle bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin devlet ormanı niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 27.5.1987 tarihinde askı ilanı yapılıp, itirazsız yerlerde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Dava konusu parsellerde askı ilan süresi içerisinde tahdide itiraz edilmiş, Susurluk Kadastro Mahkemesinin 16.11.1994 gün ve 1987/23-25 Sayılı ilamıyla çekişmeli yerlerde tahdit aynen korunarak kesinleşmiştir.
Yörede arazi kadastrosu 1985 yılında yapılmış ve çekişmeli parseller davalılar adına tespit edilip kesinleşmiştir. Daha sonra aynı yerde yapılan ve 27.5.1987 tarihinde ilana çıkartılan orman kadastrosu ile çekişmeli parsellerin kısmen orman tahdidi içerisine alınması üzerine tapu sahibi davalılar Bedia O., Makbule T. ve Nihat K. kadastro mahkemesinde açtıkları 1987/23 Esas sayılı dava ile orman tahdidine itiraz etmişler, yapılan yargılama sonunda davalarının reddine karar verilip kesinleşmiştir. Bu kez, Orman Genel Müdürlüğü kesinleşen tahdide göre orman sınırı içerisinde kalan parsel kesimlerinin tapusunun iptali istemi ile temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairenin hükmüne uyulan 8.3.1999 gün 1672-1645 sayılı kararıyla yönetimin davasının kabulü gerektiğine işaretle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkeme, kesin hüküm dosyasını getirtmeden çekişmeli taşınmazların tümünün tapusunun iptali yolunda hüküm kurmuştur. Dairenin 18.12.2000 tarihli iade kararı üzerine kesin hüküm dosyası getirtilmiş ve incelenmesinde 207 ada 4 ve 45 nolu parsellerin tamamının, aynı ada 12 parselin 72.120 m2, 13 nolu parselin 6.345 m2, 14 nolu parselin 3.745 m2, 41 nolu parselin 26.519 m2, 42 nolu parselin 6.783 m2, 44 nolu parselin 85.831 m2, 46 nolu parselin 28.645 m2'lik bölümlerinin orman tahdidi içine alındığı ve kesin hüküm konusu olduğu anlaşılmıştır. Kesin hüküm, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, aynı konuda sonraki tarihlerde taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların kesin hükmü gözönünde bulundurularak çözümlenmesi gerekir. Somut olayda, H.U.M.Y.'nın 237. maddesinde anılan kesin hüküm koşulları mevcuttur. O halde, çekişmeli parsellerin kesin hükme konu olan bölümlerinin 3402 Sayılı Yasanın 32/3. maddesi hükmüne göre uzman bilirkişi tarafından düzenlenecek haritada gösterilerek, taşınmazların bu bölümlerine ilişkin tapunun iptali ile tescile karar verilmesi gerekirken, orman kadastrosu içine alınmayan ve dolayısıyla dava konusu edilmeyen bölümlerinin de iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 19/03/2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy