(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi, Fatma Uzun mirasçıları, Hatice Erden mirasçıları tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 26 adet parsel asliye hukuk mahkemesinde davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri boş bırakılmak suretiyle tesbit tutanağı düzenlenip, kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Diğer taraftan davacı Fatma Uzun tarafından 14 parça taşınmaz hakkında 25.01.1973 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesindeki açtığı 1973/52 sayılı tescil davası davaya konu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece 177, 492, 429, 512 nolu parselin orman niteliği ile Hazine adına, 385 parselin müdahil Ayşe Kaytancı ve hissedarları adına, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 284, 312 numaralı parsellerin muris Mustafa Ali Erdün mirasçıları adına, 545, 148, 116, 117, 118, 119, 120, 128, 175, 459, 460, 461 ve 488 numaralı parsellerin de Hatice Erdün mirasçıları adına veraset belgelerine göre payları oranında tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi, Hatice Erdün mirasçıları ve Fatma Uzun mirasçısı Mehmet Ali Uzun tarafından temyiz dilmiştir.
1- Çekişmeli 177, 429, 492 ve 512 nolu parsellerin resmi belgelere dayalı olarak yapılan araştırma ve uygulama sonucu orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, sözü edilen parseller yönünden gerçek kişilerin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu 385 numaralı parselin Veli kızı Hatice'ye babası Veli'den kaldığı ve 1966 yılında Hatice tarafından Ayşe Kaytancı'ya satıldığı, orman sayılan yerlerden olmadığı, adına tescile karar verilen kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşulları oluştuğu anlaşıldığından Orman Yönetimi, Hazine ve gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
3- 116, 117, 118, 119, 120, 128, 175, 459, 460, 461, 488, 148, 545 numaralı parsellerin davacı ve davalı gerçek kişilerin ortak miras bırakanı ve dava sırasında 14.04.1981 tarihinde ölen Kara Veli kızı Hatice'den kaldığı, Hatice tarafından bu taşınmazların davalı mirasçılarına verildiği konusunda delil bulunmadığı, Hatice'nin kocası Mustafa Ali ile ilgisi olmadığı, tesbite esas alınan vergi kayıtlarının bu parsellere ait olduğu, Hatice mirasçıları yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı ve aslında Orman Yönetiminin aleyhine olan önceki 29.07.1996 gün 1974/8-4 sayılı hükmü de temyiz etmediği anlaşıldığından 116, 117, 118, 119, 120, 128, 175, 148, 488, 545, 459, 460, 461 numaralı parseller hakkındaki davalı gerçek kişiler ile Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
4- Çekişmeli 152, 153, 154, 155, 156, 157, 284, 312 numaralı parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu, uzun yıllardan beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, tesbitlerin dayanağı vergi kayıtlarının taşınmazlara uyduğu ve daha önce 29.07.1996 gün, 1974/8-4 sayılı hükmün de Orman Yönetimince temyiz edilmediği, kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz kazanım koşulları oluştuğu anlaşıldığından, söz edilen parseller yönünden de davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
5- Yukarıda 4 nolu bentte yazılı 8 adet parsel hakkında davacı Fatma Uzun mirasçısı Mehmet Ali Uzun'un temyiz itirazlarına gelince; bu parsellerden 152 ila 157 numaralı parsellerin öncesinin bir bütün olup, tescil dava dilekçesinin 5 sırasında yazılı Çamlıkır mevkiindeki 284 numaralı parselin Salıbeli mevkiindeki taşınmazlardan 3. sıradaki 312 numaralı parselin aynı mevkiindeki 2. sırasında yazılı taşınmaz olduğu ve sözü edilen parsellerin ortak miras bırakan ve 1959 yılında ölen Mustafa Ali Erdün'den kaldığı yapılan keşif ve uygulama ile belirlenmiştir. Yine Mustafa Ali mirasının paylaşılmadığı dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu gibi, aynı köyde bulunan ve ortak miras bırakan Mustafa Aliden kalan 7, 11, 28, 65, 66, 67 parseller ile Sarıçam Köyü 5, 6, 7, 10 numaralı parseller hakkında taraflar arasında görülen ve Yargıtay denetiminden geçerek 12.06.1990 tarihinde kesinleşen mahkemenin 12.11.1985 gün 1984/5-10 sayılı dosyası ile de paylaşımın yapılmadığı saptanarak tüm mirasçılar adına tescile karar verildiği, sözü edilen davanın da paylaşımının yapılmadığı konusunda taraflar arasında kesin delil oluşturacağı, esasen paylaşımın yapılmadığının mahkemenin de kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki; Mustafa Ali'den kalan bu taşınmazların paylaşılmadığı mahkemece de kabul edilmekle birlikte, hükmü temyiz eden Mehmet Ali Uzunun annesi Fatma Uzun tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde, ortak miras bırakandan kalan taşınmazların tapuya tescili konusunda açtığı 1960/444 sayılı davadan 27.01.1961 tarihinde feragat etmiş olmasının kesin hüküm oluşturacağı gerekçe gösterilerek Fatma Uzun mirasçılarının payı diğer mirasçıları payına eklenerek onlar adına tescile karar verilmiştir.
Davacı Fatma Uzun Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği 05.10.1960 tarihli dava dilekçesinde ortak miras bırakan Mehmet Ali Erdün'den kalan çeşitli mevkilerde 18 parça taşınmazın mirasçılarına intikal ettiğini-paylaşılmadığını, bu nedenle veraset ilamına göre mirasçılar adına tescili istemi ile dava açmış, davanın ilk oturumunda dava arzuhali münderecatını tekrar ederim ve davamdan feragat ettim şeklindeki beyanını parmak izi ile onaylaması üzerine feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, ancak gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmemiştir. İşte bu davadan sonra davacı Çamlıkır mevkiinde 5 adet, Salıbeli mevkiinde 3 adet, eski Memiler mevkiinde 5 adet, Çörlü mevkiinde 1 adet, ki toplam 14 parça taşınmaz hakkında aynı iddia ile ve aynı kişiler aleyhine 25.01.1973 tarihinde verdiği dilekçe ile tescil davası açmış, mahkemenin 1973/52 esasına kaydedildikten sonra bu dava görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemenin davacının feragati nedeni ile sonuçlanan 1960/444-1961/24 sayılı dosyasında dava konusu edilen 18 parça taşınmazın mahkemenin 1973/52 sayılı görevsizlik kararı ile aktarılan tescil davasına konu edilen 14 parça taşınmazla aynı yerler olup olmadığı bir yana (mahkemece bu konuda bir uygulama ve araştırma yapılmamıştır.) davacı Fatma Uzun ortak miras bırakandan kalan ve tapusuz olan taşınmazların tapuya tescil edilmesi için 1960/444 sayılı dosyada dava açmış, tescil davasından feragati ile dava neticelendirilmiştir. Davacının feragati, haktan feragat, başka bir anlatımla miras payından feragat olarak yorumlanamaz. Sözü edilen feragat, hakkın özünden değil, tescil davasını takipten feragat anlamındadır. Açılan tescil davasından feragat edilmekle, ortak miras bırakandan kalan bu taşınmazlar yine önceden olduğu gibi davacının miras payı da içinde ve tapusuz olarak kalacaktır. Çünkü davacının ortak miras bırakandan kalan taşınmazlardaki miras payından diğer mirasçılar lehine feragat ettiği konusunda herhangi bir beyanı ya da miras payının diğer mirasçılara devri konusunda Medeni Yasanın öngördüğü anlamda yazılı muvafakati bulunmamaktadır. Davacı da böyle düşünerek 1973/52 esas sayılı tescil davasını açmış ve davalılar da davacının daha önce açtığı tescil davasında miras payından vazgeçtiği konusunda herhangi bir savunmada bulunmadıklarından, davalıların da davacı kardeşleri Fatma Uzunun 1960/444 sayılı dosyadaki feragat beyanını bu şekilde değerlendirdikleri anlaşılmaktadır. Taşınmazlar iştirak halinde intikal etmiş olması nedeniyle mirasçılardan biri olan davacı Fatma Uzunun davadan feragati sonuç doğurmaz. Davacı Fatma Uzun miras payını davalı kardeşlerine devretmediğine, başka bir anlatımla kardeşleri yararına miras payından feragat etmediğine göre mahkemenin kabulü gibi feragat ettiğinin var sayılması halinde Fatma Uzun payı diğer mirasçılara verilmeyip bu pay Hazine adına tescil edilmesi gerekirdi. Hukuk Genel Kurulunun 18.11.1998 gün, 1998/7-818-822 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Hal böyle olunca, mahkemenin kesin hüküm olarak kabul ettiği 27.01.1961 gün ve 1960/444-24 sayılı kararın gerek taraflara tebliğ edilmemiş olması, gerekse o tescil davasına konu taşınmazların temyize konu davadaki taşınmazlarla aynı olup olmadığının belli olmaması, bir an için aynı taşınmazlar olduğu kabul edilse bile, davanın özünden, yani miras payından vazgeçilmeyip; feragatin, tescil davasının takibinden vazgeçildiği anlamında kullanılmış olması ve davalıların da feragati bu şekilde yorumlamaları nedeniyle dava sırasında defi yoluyla dahi bu konuda savunmada bulunmamış olmaları karşısında, davacı Fatma Uzun mirasçılarının miras payı yönünden kesin hükmün varlığından söz edilemez. Bu nedenle, ortak miras bırakan Mustafa Ali Erdün'den kaldığı ve paylaşılmadığı anlaşılan çekişmeli 152, 153, 154, 155, 156, 157, 284, 312 nolu parsellerin miras payları oranında Mustafa Ali Erdün mirasçıları adına tescile karar verilmesi gerekirken Fatma Uzun miras payı yok kabul edilip onun payı diğer mirasçıların payına eklenmek suretiyle davalılar adına tescile karar verilmiş olması isabetsizdir.
Sonuç: 1) Yukarıda 1, 2, 3. bentte açıklanan nedenlerle, Orman Yönetimi, Hazine ve gerçek kişilerin temyiz istemlerinin reddi ile 177, 429, 492, 512, 385, 116, 117, 118, 119, 120, 128, 175, 459, 460, 461, 488, 148 ve 545 numaralı parsellere yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine ve gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına;
2) 4. bentte açıklanan nedenlerle, Orman Yönetimi ve Hazinenin 152, 153, 154, 155, 156, 157, 284, 312 nolu parsellere yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE;
3) Davacı Fatma Uzun mirasçısı Mehmet Ali Uzun'un 5. bentte açıklanan nedenlerle 152, 153, 154, 155, 156, 157, 284, 312 nolu parsellere yönelik temyiz isteminin kabulüyle hükmün bu parseller yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, bozmada oyçokluğu onamada oybirliği ile 08.05.2001 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
H.U.M.Y. nın 91. ve devamı maddeleri gereğince feragat, feragat edeni bağlar. Tescil davası açan Fatma Uzunun açmış olduğu aynı yere ilişkin ilk tescil davasından 27.01.1961 tarihinde feragat ettiğine ve bu hususun aksine de herhangi bir delil bulunmadığına göre, yerel mahkemece bu Durum esas alınarak hüküm verildiğinden Sayın çoğunluğun yukarıda 5. bentte açıklanan bozma nedenine katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy