(1086 S. K. m. 7)
Taraflar arasındaki tahdide itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın red ve kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Köy tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, 07.09.1988 ve 26.09.1988 tarihlerinde kendisine ait 787 sayılı kadastro parselinin kuzeyinde bulunan A sahasının orman tahdidi dışında kaldığının tespitini, orman sınırları içinde ise tarım alanı olmakla dışarı çıkarılmasını ve zilyetliğe dayalı olarak adına tescilini istemiştir. Mahkemece Orman Yönetimine karşı açılan davanın süre yönünden reddine, Hazine ve Adaköyü Tüzelkişiliği aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 8600 m2'lik (A) harfi ile gösterilen yerin davacı adına tesciline karar vermiş, hüküm Hazine ve köy tüzelkişiliği vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- İncelenen dosya kapsamı ile toplanan kanıtlardan çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1943 yılında kesinleşen 3116 Sayılı Yasa uygulaması ile 1977 yılında kesinleşen 1744 Sayılı Yasa uygulaması ve kesinleşmeyen 3302 Sayılı Yasa uygulamasının var olduğu, ilk tahdit ile 1744 Sayılı Yasa gereğince aplikasyonu dışında taşınmazı ilgilendirir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece davacının orman tahdidine itiraza yönelik davasının süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, sonucu itibariyle redle sonuçlanan dava hakkındaki hükmün onanması gerekmiştir.
2- Hazine ve köy tüzel kişiliğinin kısmen kabule ilişkin tescil kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; kadastro mahkemesinin görevi, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Hakkında tutanak düzenlenmeyen yerlerle ilgili uyuşmazlıklarda görevli mahkeme genel hukuk mahkemesidir. Çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak tanzim edilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tutanak düzenlenmeyen arazi bölümü ile ilgili taleplerin kadastro komisyonlarınca incelenip, karara bağlanması da mümkün değildir.
Bu durumda dava konusu olan bölüm hakkında mahkemenin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli hukuk mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekirken, H.Y.U.Y.'nın 7. maddesi gereğince görev hususu kamu düzeniyle ilgili olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen nazara alınır. Mahkemece değinilen kanıtlar gözetilmeden işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
1) Yukarıda 1. bette açıklanan nedenlerle; Hazine ve köy tüzelkişiliğinin 2. bend kapsamı haricinde kalan temyiz itirazlarının reddiyle orman tahdidine itiraz davasının reddine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; Hazine ve köy tüzelkişiliğinin temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 09.04.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy