(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk dairesinin bozma kararında özetle; "kesinleşmiş orman tahdit haritası uygulamasının uzman orman bilirkişi tarafından yapılmadığı gibi, fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokinin de orijinal tahdit haritası ile benzerliği bulunmadığı belirtilerek, yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu saptanıp, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; keşifte bilgisine başvurulan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora ekli kroki, kesinleşmiş tahdit haritası ile kadastro paftası çakıştırılmadığı için denetlenemediği gibi, fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokideki 193-194-195 orman tahdit sınır noktalarını birleştiren hat ile tahdit haritasındaki aynı noktaları birleştiren hat arasında benzerlik yoktur. Denetlenemeyen ve tahdit haritası ile çelişen krokilere dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Yönetimin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 06/02/2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy