(6831 S. K. m. 11, 17/1-2)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Elmas D. dava konusu taşınmazın Batum muhaciri dedelerine iskanen verildiğini ve ormanla ilgisinin bulunmadığını belirterek orman tahdidinin iptali ile adına tescilini asliye hukuk mahkemesinden talep etmiştir. Mahkemece orman tahdidine itiraz davasına bakmak görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine devredilmiştir. Kadastro Mahkemesince davacının davası kabul edilerek dava konusu taşınmazın davacı yararına orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiş, kararı Orman Yönetimi temyiz etmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve mahkemenin kabulüne göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 6 aylık itiraz süresi içinde açılmış orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; öncelikle taşınmazın bulunduğu yörede genel arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede tapulama ya da kadastro çalışması yapılıp yapılmadığı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorularak, yapılmış ise tutanakları ve haritaları getirtilerek dosyaya eklenmelidir.
Ayrıca, yargılama sırasında dosyaya ibraz edilmiş yoklama kaydı ve özel idare kayıtlarının varlığı gözlenmiştir. 1306 tarihli sayfa 10'da kayıtlı yoklama kaydının kime ait olduğu ve bunun niteliğinin ne olduğu anlaşılamadığı gibi, yine fotokopi şeklinde dosyaya konulan özel idare kayıtlarının davacı gerçek kişiye ait olup olmadığı sorulmamış, üzerinde durulmamıştır. Oysa bu kayıtların aslının tapu sicil müdürlüğü ve özel idareden getirtilip, ibraz eden gerçek kişiye irtibatı olup olmadığı ya da hangisiyle irtibatı olduğu sorulup belirlenmelidir.
Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşifte görev alan uzman bilirkişinin rapor ve krokisinde taşınmazın sadece bir sınırında Osman A. isimli bir şahsın var olduğu, diğer yönlerinde orman bulunduğu gözükmektedir. Fen bilirkişi krokisinde ise taşınmazın civarında başka şahısların isimlerinin varlığı gözlenmektedir. Uzman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın % 25 meyilli arazi olduğu, meyve fidanlarının 5/6 yaşlarında olup çevresinde ise çam ve kestane ağaçlarının bulunduğuna değinilmiştir. 1970 tarihli hava fotoğrafında ise ağaçlık vasfında göründüğü ifade edilmişse de, ağaçların cinsi ve kapalılık durumu hakkında bilgi verilmemiştir. Bütün bu olgular karşısında yapılan keşif, araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, taşınmazın gerçek niteliğinin eksiksiz olarak belirlenmediği anlaşılmaktadır. Yetersiz inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz.
1- Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Bundan ayrı, dava konusu taşınmazın etrafı ormanla çevrili ve mülkiyet belgesi de söz konusu olmadığında, 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesi kapsamındaki orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı ve değinilen yasa maddelerine aykırılık teşkil edip etmediği belirlenmeli, dört yönü orman ile çevrili mülkiyet belgesi bulunmayan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacak ve orman sayılan yerlerden olduğu düşünülmelidir.
2- Çekişmeli taşınmaz tapulama ya da kadastro görmüş ise belgeleri taşınmaza uygulanarak tapulama veya kadastro sırasında ne olarak tespit edildiği saptanmalıdır.
3- Yapılan araştırma sonucu dosyada yer alan yoklama kaydı ile vergi kaydının davacı tarafla irtibatı belirlenirse mahkemece yapılacak keşifte yöntemince yerel bilirkişilerden yararlanarak uygulanmalı ve dava konusu taşınmaza ait olup olmadığı belirlenmeli, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye olanak sağlayan ortak imzalı rapor ve kroki alınmalı, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
4- Kabule göre ise; yerel mahkemece tahdidin iptaline karar verilmesi halinde belirli bir kişi yararına dışarı çıkarılmasına şeklinde hüküm kurulamayacağı gözetilmelidir.
Bütün bu hususlar nazara alınmadan yetersiz inceleme ve araştırmaya yönelik kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatarına iadesine 07.05.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy