(3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Yönetim, Mareşal Fevzi Çakmak Köyünde 101 ada 22 parsel sayılı 9073.34 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca yapılan tahdit ve tespitine itiraz etmiştir. Kadastro mahkemesinin davanın reddine dair verdiği ilk hükmü Dairenin 02.03.1999 gün ve 1999/1411-1754 sayılı kararında özetle: "Davanın 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesinde öngörülen süre içinde açılmadığı, görev yönünden redde karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur. Kesinleşen görevsizlik kararı sonrası bu kez Asliye Hukuk Mahkemesince taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve orman tahdit sınırlarının dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Yönetim tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Yörede arazi kadastro uygulamalarına esas olmak üzere 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca orman tahdidinin yapıldığı; arazi kadastrosu ile birlikte ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kural olarak; kesinleşen tahdidin bulunduğu yerlerde bir yerin orman olup olmadığı; kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi çekişmeli parseli tahdit haritasının üzerinde işaretlemiş, orman uzmanı olmayan fen bilirkişinin ise parselin çevresinde gösterdiği orman sınır noktaları ve hatların da orman tahdit haritasıyla tamamen uyumsuz kroki düzenlediği görülmüştür. Denetime olanak vermeyen ve uzman ve fen bilirkişinin ortak düzenlemedikleri tahdit haritası ile uyumsuz rapor ve kroki ile hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Yönetimin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 21/05/2001 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy