(6831 S. K. m. 1) (743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında 126 Ada 14 parsel sayılı taşınmaz orman niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı gerçek kişi kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parselin davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece taşınmazın üzerinde tespit günü itibariyle davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleştiğinden söz edilerek, davanın kabulüne karar verilmişse de, mahkemenin bu kabulü bilirkişi rapor içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki;
Keşifte bilgisine başvurulan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın eğiminin % 60 olduğu, üzerinde 30-35 yaşlarında gürgen ve birkaç adet aynı yaşlarda çam ağacı ile kaplı koruluk niteliğinde bulunduğu, toprağının orman toprağı özelliği taşıdığı, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman tahdidinde orman tahdit sınırları içinde bulunduğunu, memleket haritası ve amenajman planında ziraat arazisi olarak gözüktüğü, ormanlık alanla bağlantısı bulunmayıp, 3116, 4785, 5658 Sayılı Orman Yasaların kapsamına giren yerlerden olmadığı açıklanıp, sonuç olarak Devlet Ormanı sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiştir.
Çekişmeli taşınmaz üzerinde 30-35 yaşlarında gürgen ve birkaç adet aynı yaşlarda çam ağacı ile kaplı koru niteliğinde olduğu, toprağının orman toprağı özelliklerini taşımasına göre, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü gerekir. 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi "tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır" hükümlerini içermektedir. Taşınmazın memleket haritası ve amenajman planında ziraat arazisi olarak gözükmesi bu niteliğini ortadan kaldırmaz.
Devlet ormanlarının zilyetlik yoluyla kazınılması olanaksızdır. Kaldı ki; taşınmazın niteliğine göre sürdürülen zilyetliğin ekonomik amacına uygun olduğu da düşünülemez. Rapor içeriğine aykırı olarak varılan sonuca itibar olunamaz. Yukarıda belirtilen nedenlerle davacı gerçek kişinin davasının reddine karar vermek gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 29.05.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy