(3402 S. K. m. 20/C)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Dağyenice Köyü Akçaalan mevkii 115 ada 40 parsel sayılı 2144 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 115 ada 35 parsele uygulanan kayıt miktar fazlası olduğundan Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tespitinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planlarının uygulanmasına dayanan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, tamamının 406 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki; 406 tahrir numaralı vergi kaydının miktarı 5000 m2 olmasına karşın 9786 m2 yüzölçümündeki aynı ada 35 parsele uygulandığı ve bu parselin kadastro tespitinin kesinleştiği, vergi kaydının kuzeyindeki çalılık sınırı itibariyle genişletilmeye elverişli gayri sabit sınır içerdiği, çekişmeli taşınmazın kuzeyinde orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilen orman alanının bulunduğu anlaşılmaktadır. Vergi kayıtları, tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil oluşturur. 3402 sayılı yasanın 20/C maddesi gereğince gayri sabit hudutlu kayıtlar miktarları ile geçerlidir. O halde; 406 tahrir numaralı vergi kaydı miktarından fazlaya, dava dışı 35 parsele uygulanarak gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiğine göre, çekişmeli taşınmazın tamamının dayanılan vergi kaydının miktarı ile geçerli kapsamı dışında kaldığı, vergi kaydının oluşturulduğu tarihten en eski tarihli memleket haritası, amenajman ve hava fotoğraflarının oluşturulduğu tarihe kadar kuzey taraftaki ormandan açıldığı, üzerindeki bitki örtüsü yok edilse bile sırf toprağıyla orman sayılan yerlerden olduğu, zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 31.05.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy