(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 26, 30)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Hendek İlçesi, Başpınar Mahallesi, Yirmialtı kışlası mevkiinde bulunan iki parça 181 ada 65 ve 71 parsel sayılı taşınmazların 1971 yılında 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastro paftasınca M. Sabri Y. adına zilyetlik ve vergi kaydına dayanılarak tespitlerinin yapılıp komisyona sunulan ancak komisyonca tescil harici bırakılan taşınmazları haricen satın aldığını, taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 639. maddesi hükmüne göre adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece, 181 ada 71 parsel sayılı 21.644.49 m2, yine 181 ada 65 parsel sayılı 11.045.34 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile Ali oğlu 1935 doğumlu davacı Osman Yetim adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 21.03.1990 tarihinde yapılıp, 05.12.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 07.10.1971 tarihinde yapılmış ve sonuçları 04.08.1972, 04.10.1972 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece, davacı Osman Y. yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşulları oluştuğu gerekçe gösterilerek, çekişmeli 181 ada 65 ve 71 numaralı parsellerin adına tesciline karar verilmiştir. Ne var ki; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/284 Esas numaralı dosyasında davacı Osman Y., Hazine, Belediye Başkanlığı ve Hasan D'e husumet yönelterek Başak mevkiinde bulunan hudutlarını dava dilekçesinde yazdığı 40 dönüm civarındaki taşınmazı 2 yıl evvel Hasan D'den satın aldığını bildirerek M.Y.'nın 639. maddesi hükmüne göre adına tescili isteği ile dava açtığı, mahkemece, çekişmeli taşınmaza 181 ada 65, 66, 71 parsel numaraları verilerek, kadastro tutanaklarının düzenlendiği ve yörede yapılan orman kadastrosunun 05.12.1990 tarihinde askı ilanına çıkartıldığı, davacı Osman Yetim'in Kadastro Mahkemesinin 1991/21 Esas numarasına kaydedilen dava ile tahdide itiraz davası açtığı gerekçesiyle 08.12.1992 gün, 1982/284-411 sayılı kararla görevsizlik kararı verilerek, dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Dava, Kadastro Mahkemesinin 1994/33 numarasına kaydedilmiş ve mahkemenin 1991/21 numarasında devam etmekte olan orman kadastrosuna itiraza ilişkin dava dosyası ile birleştirilmiştir. Davacı Osman Yetim'in Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı Kadastro Mahkemesinin 1991/21 Esas numarasına kaydedilen ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/284 numaralı tescil davasına konu yerin orman tahdidi içine alınmasının yanlış olduğu iddiasıyla açtığı dava, 08.06.1995 gün, 1991/21-18 sayılı kararla çekişmeli 181 ada 65 ve 71 numaralı parsellerin orman tahdidi dışına çıkarılmasına, ancak aynı ada 66 numaralı parselin öncesinin orman olması nedeniyle tahdide itiraz davasının reddine karar verilmiş, ancak bu dosya ile birleştirilen tescil davası hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamış, hükmün Orman Yönetimi ve Hazine temsilcisi tarafından temyizi üzerine Dairenin 20.06.1996 gün, 1996/6839-8696 sayılı kararıyla onanıp, davanın orman tahdidine itiraz yönü kesinleşmiştir.
Bundan sonra davacı Osman Y., Asliye Hukuk Mahkemesinde 25.04.1997 tarihli dava dilekçesi ile Orman Yönetimi, Hazine ve Belediye Başkanlığına husumet yönelterek, 181 ada 65 ve 71 numaralı parsellerin adına tescili isteğiyle temyize konu davayı açmıştır.
Dosya içindeki kadastro beyannamelerinden kadastro postasınca 181 ada 65 ve 71 numaralı parseller hakkında 14.10.1971 tarihinde 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre, 604 tahrir numaralı vergi kaydı revizyon gösterilerek ve İsmail oğlu Hasan Y'ın babasından intikal ettiği, 1955 yılında Mustafa Sabri Y'a satıldığı yazılarak Mustafa Sabri Y. adına tespit edilip, kadastro komisyonuna sunulduğu, ancak tespit tutanakları hakkında kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmeden tutanak asılları ve eklerinin tümü Kadastro Mahkemesinin 1991/21 Sayılı orman kadastrosuna itiraz dava dosyası içine gönderildiği anlaşılmaktadır.
Şu hale göre, davacı Osman Yetim'in 1982/284 esas numarasında açtığı tescil davasına konu olan yer kadastroca tespit harici bırakılan bir yer olmayıp, tescil davasının açıldığı tarihten 11 yıl evvel kadastro tutanağı düzenlenen 181 ada 65 ve 71 numaralı parseller olduğu ve malik hanelerinin halen açık bulunduğu anlaşılmaktadır. Asliye Hukuk Mahkemesi de bu gerekçe ile görevsizlik kararı verip, malik hanelerinin kapatılması amacıyla dava dosyasını kadastro mahkemesine gönderdiği halde, mahkemece bu konuda olumlu ve olumsuz bir karar verilmemiştir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 26/son maddesi hükmüne göre, Kadastro Mahkemesinin görevi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. O halde, malik haneleri açık olan dava konusu 181 ada 65 ve 71 numaralı parseller hakkında aynı yasanın 30/2 maddesi hükmünü de göz önünde bulundurup çekişmeli parseller Hasan oğlu Mustafa Sabri Y. adına tespit edildiğinden bu kişi, ya da ölmüşse mirasçıları davadan haberdar edilerek taraf oluşturduktan sonra davaya devamla 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi uyarınca taşınmazların gerçek hak sahipleri adına tescil edilmesi görevi kadastro mahkemesine ait olacağından ve görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında gözönünde bulundurulması gerekeceğinden, mahkemece Kadastro Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle, görevsizliğe karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Kaldı ki; Asliye Hukuk Mahkemesi dava hakkında 08.12.1992 tarihli 1982/284-411 sayı ile kadastro mahkemesinin görevli olduğundan bahisle davayı görev yönünden ret etmiş ve karar kesinleşmiştir. Görevsizlik kararı Yargıtay'ca kaldırılmadığından mahkemenin bu olguyu gözönünde bulundurmadan aynı konuda açılan davada kendisini görevli sayarak davanın esasını inceleyip hüküm kurması dahi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 23.05.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy