(6831 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle "kamu mallarının tescile tabi olmadığı, Hukuk Genel Kurulunun 21.02.1990 tarih 1989/1-1700 Esas 1990/101 karar sayılı kararında belirlendiği gibi 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinin 16. maddesi ile birlikte göz önüne alınması gerektiği, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler için Hazine ve Orman Yönetiminin açacağı davalarda hak düşürücü süre söz konusu olamayacağından, 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda bir kısmı orman olarak sınırlanan taşınmazla ilgili oluşan yeni durum gözetilerek araştırma yapılması gerekirken hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğuna" değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın dava edilen 2475 m2 bölümünün tapusunun iptaline, orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden sonra 1994 yılında yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden sonra orman kadastrosu yapılmış ve taşınmazın bir bölümü orman alanı olarak sınırlanmış, bir bölümü de orman sınırları dışında bırakılmıştır. Mevcut dava nedeni ile dava konusu taşınmaz için orman kadastrosunun kesinleştiğinden söz edilemez. Dava aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza dönüşmüştür. Eldeki tapu iptal tescil davasında mahkeme görevli olmakla birlikte, 3373 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 11. Madde hükümlerine göre askı müddeti içinde açılan orman kadastrosuna itiraz davalarında kadastro mahkemeleri görevlidir. Somut olayda, orman sınırlamasına itiraz davasında kadastro mahkemesi, tapu iptal tescil davasında da genel mahkemeler görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
Mahkemece anılan yönler gözetilerek orman kadastrosuna itiraz davası, tapu iptal ve tescil davasından ayrılarak orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizliğe karar verilmesi, tapu iptal ve tescil davası yönünden mahkeme görevli olduğundan bu davanın elde tutulması ve orman kadastrosuna itiraz davası sonucunun beklenmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yargılamaya devamla, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 31.05.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy