(6831 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 275, 283, 284)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Yazır Köyü 132 ada 19 parsel sayılı 1583 m2 yüzölçümündeki taşınmaz çalılık niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kalan orman alanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespitteki gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 26.01.1994 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda tesis edilen 261 numaralı orman sınır noktasının tutanakta tarif edilen yerinde bulunduğu, bu noktadan hareketle diğer orman sınır noktalarının bulunduğu, arazi kadastrosunda kesinleşen orman sınırlarına aynen uyulduğu, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında bulunduğu belirlenmiş ise de, bilirkişilerin ayrı ayrı düzenledikleri rapor ve krokilerindeki 260 ila 262 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı ile orijinal tahdit haritasındaki aynı orman sınır hattı açı ve mesafe olarak birbirinden farklıdır. Orman sınır noktalarının orman tahdit tutanaklarında tarif edilen yer, yön ve mesafeleri, orman tahdit haritasındaki yön ve açılara uymakla birlikte, arazi kadastro krokisinde işaretlenen yerlerine ve bilirkişi krokilerinde işaretlenen yerlerine uymadığı halde, bu çelişkiler giderilmeden, yetersiz bilirkişi uygulaması ve açıklamasına dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş tahdit tutanakları ve haritası ile tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; uygulamada orman tahdidinde kullanılan hava fotoğraflarından yararlanılmalı, orman tahdit tutanaklarında bahsi geçen sabit nokta ve mevkiler konusunda yerel bilirkişi ve taraflar tanık gösterecek olurlar ise, taşınmaz başında ifadelerine başvurulmalı, orman sınır noktalarının yer değiştirip değiştirmediği belirlenmeli, orman sınır noktalarının tahdit tutanakları, tahdit haritası ve zemindeki yerleri çelişir ise bu çelişkilerin nedeni üzerinde durulmalı ve giderilmeli, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 22.02.2001 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy