(3402 S. K. m. 4) (492 s. Harçlar K. m. 27, 28, 32, 127)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Tilkiler Köyü 114 ada 935 parsel sayılı 13380 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, fıstıklık niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
[Aynı gün] Dairede incelemesi yapılan Tilkiler Köyü 114, 120, 121, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 130, 131 ve 132 numaralı adalarda bulunan parsellerin tümünün yörede 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesine göre yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırı dışında bırakıldığı ve kadastroca biribirine bitişik bu taşınmazların bağ, bahçe, fıstıklık ya da tarla niteliği ile zilyetliğe dayalı olarak davalı kişi ya da kişiler adına tespitlerinin yapıldığı, Orman Yönetiminin bu adalarda bulunan birçok parsel hakkında aynı iddia ile yüzlerce dava açtığı, mahkemece, biribirine komşu olan parsellerden bazılarının orman sayılan, bazılarının orman sayılmayan yerlerden olduğu konusunda aynı orman bilirkişisinin verdiği raporlar hükme dayanak yapılarak mahkemece davaların karara bağlandığı, dava konusu parsellerle bitişik ve aynı nitelikte olan bir kısım taşınmazlar hakkında Orman Yönetiminin dava açmaması nedeniyle, kişiler adına fıstıklık olarak yapılan tespitlerinin kesinleştiği, incelenen dava dosyaları kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece, Orman Yönetiminin davası kabul edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescil edilen dava dosyaları davalı gerçek kişiler, Orman Yönetiminin davası ret edilerek kişiler adına tescile karar verilen dava dosyaları ise Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Orman bilirkişisinin memleket haritasını uygulayıp yaptığı inceleme sonucu ayrı ayrı verdiği rapor ve krokilerde birbirine bitişik olan bu parseller aynı yerde değil, birbirine çok uzak yerlerde memleket haritasına işaretlenip gösterilmiştir. (Örneğin; Mahkemenin 2000/698 Esas sayılı olup, Dairenin 2001/4567 Esas numarasında kayıtlı dosyada davaya konu 121 ada 10 numaralı parsel ile, keşif yapılmasından sonra bu dosyayla birleştirilen 2000/699 Esas sayılı dosyada dava konusu edilen 121 ada 11 numaralı parsel birbirine bitişik olduğu ve aynı gün aynı bilirkişi ile keşif yapıldığı halde, bu iki parsel birbirine çok uzak yerlerde işaretlenmiş ve 10 numaralı parsel orman sayılmayan, 11 numaralı parsel ise orman sayılan yerlerden olduğu konusunda raporlar verilmiş ve mahkemece bu raporlara değer verilerek hüküm kurulmuştur. İncelenen daha birçok dava dosyalarında da bilirkişinin aynı yanlışlığı yaptığı gözlemlenmiştir.) Yine bazı dava dosyaları içinde bulunan ve keşifler sırasında çekildiği anlaşılan fotoğraflarda, fıstık ağaçlarının modern meyve bahçelerinde olduğu gibi düzgün sıralar ve aynı aralıklarla dikildiği ve aralarının traktörle sürülüp bakım yapıldığı görüldüğü gibi orman ve ziraat mühendisleri tarafından düzenlenen raporlarda 25-30 yaşlarında, DİKME FISTIKLIK olduğu açıklandıktan sonra bu yerin memleket haritasında sadece yeşil boyalı alanda gözükmesi nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu sonucuna varılmış ve mahkemece de bu raporların hükme dayanak yapılmıştır.
Aradan yol geçmekle ayrılan mahkemenin 2000/707 Esasında (Dairenin 2001/4788 E. Sayılı dosyası) dava edilen 121 ada 19 numaralı parsel ile mahkemenin 2000/495 E. Sayılı (Dairenin 2000/4081 E. Sayılı) dosyasında dava edilen 114 ada 825 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğu konusunda rapor verilmiş, sözü edilen bu parsellerin bitişiğinde ve memleket haritasında o parsellerle aynı konumda olan (Dairenin 2001/4758, 4817 ve 4161 E. Numaralı dosyaları) 121 ada 12, 13, 16 numaralı parseller hakkında verilen raporlarda bu parsellerin yeri memleket haritasında değişik yerlerde işaretlenerek orman sayılmayan yerlerden olduğu konusunda verilen raporlar mahkemece esas alınarak hüküm kurulmuştur. Bu olgular; yüzlerce parselin dava konusu edildiği bu dava dosyalarında mahkemenin davaları gerçek ve adil bir sonuca ulaştırmak için ciddi bir araştırma ve soruşturma yapmadan hüküm kurduğunu göstermektedir.
O halde, davanın sağlıklı ve adil sonuca ulaştırılması için, yörede bulunan ve birbirine komşu olan ada ya da adalardaki küçük yüzölçümlü yüzlerce parselin tümü mahkemede aynı nedenle dava konusu edildiğine göre, küçük parsel bazında inceleme yapılarak, davanın sağlıklı ve gerçek sonuca ulaştırma olanağı bulunmamaktadır. Her parsel dosyasında ilgili kayıt ve belgeler ile komşu parsele ait tutanak örnek ve kayıtları getirtilip, dava dosyası keşfe hazır hale getirtildikten sonra, aynı ada ya da yakın adalarda bulunan ve Orman Yönetiminin aynı iddia ile açtığı davalara ait parseller birlikte gözönünde bulundurularak, dava ve usul ekonomisi bakımından bu dava dosyalarından biri ya da birkaçı kılavuz dosya seçilerek, o dava dosyaları üzerinde evvelce görev almamış bilirkişi dışında yeniden seçilecek üç kişilik orman yüksek mühendisi ya da mühendisi ve bir fen elemanı ile bir yüksek ziraat mühendisi ve yerel bilirkişi huzuruyla yapılacak keşifte yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafı, çekişmeli taşınmaz ile bu adalar ve komşu adalardaki araziye uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, her parsel üzerindeki ağaçların cinsi, yaşı ve aşı yaşı belirlenmeli, yan yana bitişik olan çekişmeli parsellerin tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı, memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek 3116, 4785, 5658 ve 6831 Sayılı Yasalar karşısındaki durumları açıklanarak, tartışılıp değerlendirilmeli, memleket haritası ölçeği büyültülerek, aynen bu bölgede bulunan dava konusu parsellerin birleştirilmiş kadastro paftasına yansıtılmalı, memleket haritası örneği bir ya da birkaç ada bazında kadastro pafta ölçeğine büyütülüp eşitlenerek, birbiri üzerine ablike edilmeli, memleket haritası ve yöreye ait 1/5000 ölçekli fotogometri yöntemi ile düzenlenen haritaların lejantındaki işaretlere göre taşınmazlar üzerindeki bitki ve ağaçların cinsinin ne olduğu, taşınmazların öncesi ve bugünü itibariyle orman ya da ormandan elde edilmiş yerler olup olmadığı belirlenip raporda açıklanmalı, keşfi ve uygulamayı izlemeye ve denetlemeye olanak verir, bilirkişilerden müşterek imzalı birleşik haritalı rapor alınmalı, bu harita ve raporların onaylı bir örneği aynı yörede bulunan ve birlikte incelemesi yapılan dava dosyaları içine konulmalı, her parsel için ayrıca araştırma yapmak gerektiği takdirde o parsel yönünden ayrıca özel araştırma dahi yukarıda açıklandığı biçimde yapılmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Diğer taraftan; değere itiraz olmadığı halde, keşifte belirlenen değer üzerinden harç alınması ve yine Orman Yönetiminin davasının red edildiği dava dosyalarında 492 sayılı Harçlar Yasası hükümlerine göre sadece maktu red harcına hükmedilmesi gerekirken, keşifteki değer üzerinden nisbi harca hükmedilmiş olması dahi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 19/06/2001 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy