(1086 S. K. m. 45) (3402 S. K. m. 4, 20/C, 45) (4785 s. OKDK. m. 1, 2)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Karabulduk Köyü Çağlayan Mahallesi 124 ada 228 parsel sayılı 4108.21 m2 yüzölçümündeki dava konusu bu parsel de içinde olmak üzere 124 ada 133, 134, 135, 140, 141, 142, 143, 223, 224, 225, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 352, 353 ve 128 ada 124, 125, 133, 134, 135 parsellerle öncesinin bir bütün olduğu ve K. Sani 1320 tarih 32 numaralı tapu kaydı ile bunun gittisi olan pay tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı, tapu malikleri ve mirasçıları arasında yapılan harici paylaşım sonucu davalılara düştüğünden söz edilerek 12.03.1997 tarihinde düzenlenen tutanakla davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Genel Müdürlüğü taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
K.Sani 1320 tarih 32 numaralı tapu kaydına dayanılarak tespit tutanakları düzenlenen parsellerden aynı gün dairede incelemesi yapılan bu parsel ile 124 ada 223, 224 nolu parselin mahkemenin ayrı ayrı dava dosyalarında Orman Yönetimi tarafından aynı nedenle dava konusu edildiği ve mahkemece aynı inceleme yapılarak davaların reddine karar verildiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden bölgede ilk kez 3402 Sayılı Yasanın hükümleri uyarınca orman kadastrosunun yapıldığı, öncesi bütün olduğu bildirilen bu parsellerin tümüne cinsi tarla D:Dördüncü Obuz, B: Şakir oğlu Kadir ve Tahmaz oğlu Aziz tarlaları, K: Dere, G: Kıran ile değişik sınırlı tapu kaydının uygulandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan keşifte hakim gözlemine göre taşınmaz % 65 meyilde seyrek halde kestane ve kızılağaçların bulunduğu çayırlık olduğu, uzman bilirkişi raporunda taşınmazın resmi belgelerde tarım arazisi niteliğini taşıdığı açıklanmasına rağmen rapor ekinde yeralan memleket haritası üzerinde parselin yeri koyu renkli orman alanında işaretlenmiş ve üzerinde kızılağaçlarında bulunduğu belirtilmiştir. Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun bu haliyle kendi içinde çelişkili ve yetersiz olmasının yanısıra mahkemece parsellerin tümü yönünden birlikte araştırma yapılmamış, sadece küçük yüzölçümlü olan dava konusu parsel yönünden inceleme yapılarak sonuca varılmıştır.
O halde davanın sağlıklı ve hukuki bir sonuca ulaştırılması için aynı adalarda aynı tapu kaydın revizyon görmesi sonucu tespitleri yapılan tüm parsellerden biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği gözönünde bulundurularak bu parsellerden halen mahkemede dava konusu olanlar varsa H.Y.U.Y.'nın 45. maddesi gereğince dava dosyaları birleştirilmeli, yine öncesi bütün olan parselleri bir arada gösterir pafta fotokopi örneği kadastro müdürlüğünden getirtildikten sonra bu parselleri dıştan çevreleyen taşınmazların parsel numaralarının tespiti ile onlara ait tutanak örnekleri ile dayanağı belgeler değişiklikleri ile bulunduğu yerden istenilmeli, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre, yapılan orman tahdidine ait harita ve tutanak örnekleri getirtilerek dosyaya konulmalıdır. Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş, iadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp, bu harita ile irtibatı duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren haritanın yapım tarihi, haritadaki renkleri, memleket haritasının kenarında yeralan işaretleri aynen gösteren ve işaretlere göre çekişmeli taşınmazların bulunduğu kesimin veya tekabül ettiğini belirleyen yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı bilirkişilerin onayını taşıyan birleşik kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, parselin tespitine esas alınan tapu kaydı yerine uygulanarak her sınır hakkında bilirkişilerden yeterli ve inandırıcı bilgi alınmalı, bilirkişi sözlerinin doğruluğu komşu parsel kayıtlarıyla denetlenmeli, tespit tapusunun değişir sınırlı olduğu göz önünde bulundurularak sınırda eylemli orman ya da orman sayılan taşınmazların bulunması halinde, tapu kaydının kapsamının 3402 sayılı yasanın 20/C maddesine göre yüzölçümüne değer verileceği nazara alınmalı, orman ve fen bilirkişilerinden, parsellerin tümü üzerinde orman incelemesi yapılmış ve tapu kaydı uygulanmış haliyle öncesi bütün olan parseller ile komşu parselleri bir arada gösterir kroki üzerinde tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı ve kayıt miktar fazlası kesimlerinin ayrı ayrı renklerle işaretlenerek keşifi izlemeye olanak verir biçimde birleşik haritalı rapor alınmalı, bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19/02/2001 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy