(3402 S. K. m. 20, 21)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidinin iptali ile tapu iptali ve tescil davalarının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine 18.02.1994 tarihinde açtığı dava ile Belçınar Köyü 180 ada 51 ve 52 numaralı parsellerin tapusunun iptali ile adına tescilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 51 ve 52 numaralı parseller 3402 sayılı yasanın 4. maddesine esas olmak üzere yapılan orman kadastrosunun orman sınırı içinde bırakılmış, bu nedenle 1992 yılında genel kadastro sonucu orman niteliği ile Hazine adına tespit edilip itirazsız kesinleşmiştir.
Her ne kadar mahkemece, dava konusu parsellerin davacıya ait tapu kapsamında kaldığı kabul edilerek kesinleşen orman tahdidinin iptali ile dava kabul edilmişse de, davacının dayandığı Temmuz 1975 tarih 33 ve Ekim 1974 tarih 14 nolu tapu kayıtları K. evvel 1957 tarih 138 numaralı 55138 m2 yüzölçümlü tapu kaydından intikal etmiştir. Sözü edilen tapu kaydı Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olmadığı Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.04.1958 gün ve 358-320 sayılı kararı ile yüzölçümü 185.000 m2'ye çıkartılmıştır. Bu kararın Orman Yönetimi ve Hazineyi bağlamayacağı açıktır.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların 185.000 m2 yüzölçümlü tapu kapsamında olduğu gösterilmişse de, batı sınırda orman bulunduğundan ve kök tapunun sınırları açık yön bırakmadan birbirinden ifraz yoluyla ayrılan 62 adet parseli çevirmediğinden kök tapu kaydının dava konusu parselleri de kapsadığı düşünülemez. Yüzölçümünün artırılmasına ilişkin davada Hazine ve Orman Yönetimi taraf olmadığından davacının dayandığı tapu kaydı önceki haliyle yani 55.138 m2 yüzölçümü ile geçerlidir. 3402 sayılı yasanın 20/C ve 21/1 maddelerine göre değişir sınırlı tapu kaydına, değişmez sınır olan doğu ve kuzey sınırdan başlanarak kapsam belirlenmesi gerekeceğinden batı yönde bulunan çekişmeli parsellerin tapu kapsamı dışında kaldığının kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, kesinleşen orman tahdidi içinde kalan 51 ve 52 nolu parseller tapu kapsamı dışındadır. Zilyetliğe dayanılarak kesinleşen orman tahdidinin iptali de söz konusu olamayacağından, gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 02.10.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy