(3402 S. K. m. 4) (6831 S. K. m. 17/1-2)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Kuyubeli Köyü 119 ada 46 parsel sayılı 3265 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme, keşif soncu düzenlenen bilirkişilerin rapor ve krokilerine göre; davaya konu edilen ve davalı adına tesciline karar verilen çekişmeli 119 ada 46 parsel sayılı taşınmaz ile aynı gün temyiz incelemesi yapılan Kozan Kadastro Mahkemesinin 25.04.2001 gün ve 2001/23-18 sayılı kararına konu olan aynı köy 119 ada 45 parsel sayılı, 1458 m2 yüzölçümündeki taşınmaz birlikte bir bütün olarak düşünüldüğünde, taşınmazların çepeçevre etrafında orman niteliğiyle hazine adına tespit edilen 119 parsel sayılı, eylemli orman alanı niteliğindeki taşınmazın bulunduğu, bu haliyle 119 ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazlar bir bütün olarak düşünüldüğünde, her iki parselinde çevresindeki orman alanları ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı olduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı yasanın 17/1-2. Maddesi gereğince "devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlenmesi ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir surette yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yolları ile elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir surette eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur."
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenlerle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerler dışında hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermektedir ve amacı orman bütünlüğünü korumaktır.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi veya kurumların ormandan toprak kazanmasına olanak veren 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiştir. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanılmasından söz edilemez.
Mahkemece anılan yönler gözetilerek davanın kabulüne ve çekişmeli Kuyubeli köyü 119 ada 46 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, davaya konu edilen taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28.06.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy