(743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 5, 26) (6831 S. K. m. 11, 2/B)
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Bekir T. tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği İslamlar Köyü Üçavlu mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 639. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece dava dilekçesinde hudutları yazılı 12 dönümlük taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1992 yılında yapılıp 27.06.1995 tarihinde askı ilanı yapılarak kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 19.04.1999 tarihinde yapılmış ve sonuçları henüz ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmemiştir. Genel arazi kadastrosu yargılama sırasında girmiştir.
Temyize konu dava; 06.05.1995 tarihinde açılmış, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu İslamlar Köyünde genel arazi kadastro çalışmalarına 19.04.1999 tarihinde başlanılmış olduğuna göre çekişmeli taşınmazın hangi ada ve parsel numarası ile kadastro tutanağının düzenlendiği kadastro müdürlüğünden sorularak 3402 sayılı yasanın 5 ve 26 maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesi düşünülmediği gibi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu İslamlar köyünde 5 nolu orman kadastro komisyonu tarafından orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması birlikte yapılıp sonuçları 6 ay süreyle 27.06.1995 tarihinde ilan edildiğine göre dava tarihinde orman kadastrosunun kesinleşmemiş olması nedeniyle davanın aynı zamanda orman tahdidine itiraza dönüştüğü kabul edilerek 6831 sayılı yasanın 11. maddesine göre tahdide itiraz davalarının kadastro mahkemesinde görüleceği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 26.06.2001 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy