(1086 S. K. m. 53)
Davacı Orman Yönetimi, 16.04.1998 tarihli dilekçe ile K. Köyü 105 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastroca N.A. adına tespiti üzerine, tespitin iptali ve orman alanı olarak Hazine adına tapuya tescili istemi ile açtıkları dava sonunda, kadastro mahkemesinin 21.11.1996 gün ve 1996/45 - 40 sayılı karar ile davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptaline ve 105 ada 14 parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline hükmettiği, kararın temyiz edilmeden 08.01.1998 tarihinde kesinleştiği, tapuya tescil ettirmek istediklerinde, Tapu Sicil Müdürlüğünün, çekişmeli parselin davalı adına tapuya tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 01.07.1996 tarih ve 1996/8 - 8 sayılı kararı bulunduğunu ileri sürerek tescilden kaçındığını iddia edip, davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve çekişmeli 105 ada 14 parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, taraf ehliyeti olmadığından Tapu Sicil Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumetten reddine, davalı tapu maliki gerçek kişiye karşı açılan davanın kabulüne, 105 ada 14 parselin davalı adına olan tapusunun iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastroca, çekişmeli K. Köyü 105 ada 14 parsel sayılı taşınmaz zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve vergi kaydı ile N. A. adına tespit edilmiş, N.A. 14 parselin yüzölçümünün az tespit edildiği iddiasıyla aynı ada 15 ve 16 parsellerin tespit maliklerine karşı dava açmış, davasından 01.07.1996 tarihli celsede feragat etmiş, feragat nedeniyle davasının reddine ve 105 ada 14, 15, 16 parsellerin tespit gibi tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 01.07.1996 gün ve 1996/8 - 8 sayılı kararı taraflarca temyiz edilmeyerek
16.07.1996 tarihinde kesinleşmiş ve 14 parsel tespit maliki Nuri A. adına tapuya tescil edilmiştir. Oysa bu tapu kaydının yasal dayanağı yoktur. Şöyle ki; Nuri A.'un açtığı davada gerçekte dava konusu taşınmazlar 105 ada 15 ve 16 parsel olup, 14 parsel dava konusu olmadığı gibi, 14 parselin orman olarak Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla Orman Yönetiminin 30 günlük askı ilan süresinde açtığı bir dava bulunduğundan, 14 parselin kadastro tespitinin Kadastro Mahkemesinin 01.07.1996 gün ve 1996/8 - 8 sayılı kararı ile kesinleştiğinden söz edilemez. Orman Yönetiminin N. Atasoy'a karşı açtığı dava sonunda 105 ada 14 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 21.11.1996 gün ve 1996/45 - 40 sayılı kararı taraflarca temyiz edilmemekle, 08.01.1998 tarihinde kesinleştiğine göre, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilmesi gereklidir. Kadastro Mahkemesinin 01.07.1996 gün ve 1996/8 - 8 sayılı kararı, Orman Yönetimi ve N.A. arasındaki davada, tarafları farklı olduğundan kesin hüküm oluşturmaz. Tapu Sicil Müdürlüğünün 105 ada 14 parselin kadastro tespitinin, kadastro mahkemesinin 1996/8 - 8 sayılı kararı ile değil, 1996/45 - 40 sayılı kararı ile kesinleştiğini gözeterek taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil etmesi gerekir. Tapu Sicil Müdürlüğünün bunu yapmaması görevi ihmal suçunu doğurur. Hiçbir makam veya kişi kesinleşmiş yargı kararlarını yerine getirmekten kaçınamaz.
Ortada 105 ada 14 parsel sayılı çekişme konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ilişkin kadastro mahkemesinin 01.07.1996 gün ve 1996/8 - 8 sayılı kesinleşmiş kararı varken, Orman Yönetiminin bu parsel için tapu iptali ve tescil davası açmakta hukuki yararı yoktur. Orman Yönetiminin davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 05.07.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy