(3402 S. K. m. 9, 14, 20, 21)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Hamdibey Mahallesi 235 ada 35 parsel sayılı 20068 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Haziran 1986 tarih 3 sıra numaralı tapu kaydı ile Şükrü Ö. adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı, ormandan açıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planlarının uygulanmasına dayanan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, tamamının Şubat 1933 tarih 14 sıra numaralı tapudan gelen Haziran 1986 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kapsamında olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; Şubat 1933 tarih 14 sıra numaralı tapu kaydının miktarı 7352 m2 olmasına karşın çekişmeli taşınmaza 20068 m2'ye uygulanmış olup; kayıt, batıda bayırın tepesi, güneydeki dere ve orman sınırları itibariyle değişebilir nitelikteki sınırlar içermektedir. Keşif ve bilirkişi raporları ile dosyada bulunan komşu parsel kayıtlarından, çekişmeli taşınmazın güneyinde ve doğusunda eylemli orman niteliğindeki tespit dışı bırakılan çatağın, kuzey batısında orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilen ve itiraz nedeni ile kesinleşmeyen 10 parsel, güneyinde tabi ağaçlık ve ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilen ve itiraz nedeniyle tespiti kesinleşmeyen 16 parsel, batıda tüm yönleri bayır okuyan Ağustos 1932 tarih ve 74 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak Hızır Bulut adına tespit edilen ve itiraz nedeni ile tespiti kesinleşmeyen 2 parsel, kuzeyde ise doğuyu orman ve dere batıyı bayır tepesi, kuzeyi dere ve çatak güneyi Tevfik ve Mehmet tarlası okuyan Mayıs 1932 tarih 9 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak Yusuf T. ve arkadaşları adına tespit ve tescil edilen 3 ve 36 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu anlaşılmaktadır. Tapu kayıtları, tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil oluşturur. 3402 sayılı yasanın 20/C maddesi gereğince gayri sabit hudutlu kayıtlar miktarları ile geçerlidir. Yine aynı yasanın 21/1. maddesi gereği kayıt ve belgelerde miktara itibar edilmesi gerektiği hallerde kayıt ve belgeler değişebilen ve genişletilmeye elverişli sınırı ihtiva ediyorsa miktar fazlası o taraftan ifraz edilir. Her ne kadar orman mühendisi bilirkişi raporu ile çekişmeli taşınmazın en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında orman sayılmayan alan olarak nitelendirildiği ve orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de, çekişmeli taşınmazın tapu kaydı miktar fazlasını teşkil eden bölümünün, tutunulan tapu kaydının tesis edildiği tarihten sonra, uygulanan memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planlarının düzenlendiği tarihe kadar sınırdaki eylemli ormana el atmak suretiyle ormandan açıldığının kabulü gereklidir. Keşif sonucu düzenlenen fen elemanı bilirkişi krokisinde dayanılan tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı güneyden uygulanarak belirlenmiştir. Oysa, çekişmeli taşınmazın güneyinde gayri sabit sınır niteliğindeki Hazine adına tespit gören ağaçlık ve ham toprak nitelikli taşınmaz bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmazın tespitinde dayanılan tapu kaydı kuzeyinde Nasuh oğlu Yusuf tarlası okuyup, taşınmazın kuzeyinde gerçekten de Nasuh oğlu Yusuf T. ve çocukları adına olan tapu kaydı ile bu şahıslar adına tespit ve tescil edilen 3 ve 36 parseller ile yol bulunmaktadır. Bu bulgularla tutunulan tapu kaydının sabit sınırı 3 ve 36 parseller ile olan sınırıdır. Tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı kayıt bu sınırdan uygulanarak belirlenmelidir.
O halde, mahkemece, önceki keşfe katılan bilirkişiler dışında bir harita yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde bir harita mühendisi ya da bir fen elemanı bilirkişi huzuruyla yeniden yapılacak keşifte, tutunulan tapu kaydı, sabit şahıs sınırı olan 3 ve 36 parseller ile olan sınırından başlanarak çekişmeli taşınmaza uygulanmalı, kaydın 7353 m2 miktarı ile kapsadığı alan belirlenmeli ve bu bölüme yönelik davanın reddine, miktar fazlası bölümün güney sınırdaki ormandan açıldığı kabul edilmeli ve bu bölüme yönelik davanın kabulüne karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 05.07.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy