(3402 S. K. m. 9, 14, 28, 29) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Beymelek Köyü 919 parsel sayılı 10880 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 3573 Sayılı Yasaya göre Ali G'ye tahsis edilmiş ise de, adı geçen imar ihyayı gerçekleştirmediği anlatılarak Hazine adına tespit edilmiştir. İtiraz tapulama komisyonunca reddedilmiş, davacı kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesin orman tahdidi içinde kalan orman alanı olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının reddine, Ali G. mirasçılarının davasının kısmen kabulüne, tespitin iptaline, Beymelek beldesi 919 parselin 20.05.2000 tarihli fen bilirkişi krokisinde B ile gösterilen 6787.67 m2 bölümünün tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine üzerindeki aşılı zeytin ağaçları ve keçiboynuzu ağaçlarının Ali G. mirasçılarına ait olduğunun şerh verilmesine, aynı krokide A ile gösterilen 400.86 m2 bölümün Ali G. mirasçıları adına, (hisseleri belirtilerek) zeytinlik niteliğiyle tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1986 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; yörede ilk orman tahdidinin 1949 yılında yapılıp kesinleştiği, 1986 yılında aynı yerde orman sınırlarının aplikasyonu, orman sınırlaması ve 2/B madde uygulamasının yapıldığı; ancak, bu işlemin mevcut dava nedeni ile davanın tarafları ve çekişmeli taşınmazlar yönünden kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yörede 1947 tarihinde yapılan çalışma sonucu düzenlenen tahdit haritası ile 1986 tarihli çalışma sonucu düzenlenen orman tahdit ve 2/B uygulama haritasında aynı orman sınır hatlarında farklılıkların olduğu görülmektedir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporlarında, çekişmeli taşınmazın A ile gösterilen 4000.86 m2 bölümünün 1949 orman tahdidinde orman sınırları dışında, B ile gösterilen 6787 m2 bölümünün orman sınırları içinde bırakıldığı, 1986 tarihinde yapılan 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması sonucu B ile gösterilen 6787 m2 bölümün Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığını görüş olarak bildirilmiş, ancak bilirkişiler raporlarına ek olarak çekişmeli taşınmazların 1949 tarihli tahdit haritasındaki orman sınır hatları ile irtibatlandırılmış tüm uygulamayı gösterir denetime açık kroki çizmemişler, sadece 1986 tarihli kesinleşmemiş çalışma sonucu oluşturulan haritadaki orman sınır hatları ile irtibatlı kroki çizmişlerdir. Bundan ayrı, 2/B madde uygulaması kesinleşmediği halde 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenen 6787 m2 bölümün 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği hususu yeterince irdelenmemiş, 07.04.2000 tarihli keşfe katılan iki orman yüksek mühendisi ve bir orman mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulunun çizdiği orman sınır hattına irtibatlı krokisi ile fen elemanı bilirkişinin çizdiği ve orman mühendisi bilirkişi kurulunun paraf ettiği kroki birbirinden oldukça farklı olduğu halde, mahkemece bu farklılık üzerinde durulmamıştır. Eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde, mahkemece; yörede 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidine ilişkin orman sınır noktaları okunacak şekilde orman tahdit haritası renklendirilmiş orijinalinden fotokopisi, çekişmeli taşınmazların komşuları olan parsellerin dosyada bulunmayanlarının kadastro tespit tutanakları ve dayanağı olan kayıt ve belgeler ilgili idarelerden getirtilmeli, üç uzman orman yüksek mühendisi, bulunamaz ise orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat uzmanı bilirkişi ve bir fen elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte 1949 ve 1986 tarihli çalışmalara ilişkin orman tahdit ve 2/B madde uygulama tutanakları ve haritaları, kadastro paftaları, yerel bilirkişi ifadelerinden ve taraflar tanık gösterecek olurlarsa tanık sözlerinden yararlanılarak 6831 sayılı yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B maddesi uygulama yönetmeliği ve yönetmeliğin 54. maddesi gereği çıkarılan teknik izahatname hükümleri dikkate alınarak zemine uygulanmalı, aplikasyonda orman sınır hatlarının değiştirilip değiştirilmediği belirlenmeli, değiştirildiyse bunun nedenleri üzerinde durulmalı, kesinleşen orman sınırları içindeyken 1986 tarihli 2/B madde uygulamasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı saptanacak alanlar için 31.12.1981 tarihinden önce ilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği, kendi haline bırakıldığında orman yetişip yetişmeyeceği, orman olarak ya da tarım alanı olarak muhafazasının ekonomik olup olmayacağı belirlenmeli, bilirkişilere uygulamayı yansıtan taşınmazın, 1948 ve 1986 tarihli çalışmalarda oluşturulan orman tahdit haritalarındaki orman sınır hatları ile irtibatlı müşterek imzalı kroki düzenlettirilmeli, 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği üzerinde durulmalı, taraflarca tanık gösterilecek olursa zilyetliğin başlangıcı, ne şekilde sürdürüldüğü, ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunup bulunmadığı yönünde tanık beyanlarına başvurulmalı, davacının maki cinsinden harnup ağaçlarına sahip olamayacağı ve bu ağaçların sahibinin davacı olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilemeyeceği, aşılanmamış delicelerle ve harnup ağaçları ile kaplı olduğu belirlenen alanlar üzerinde davacının imar ihya ve ekonomik amaca uygun zilyetliğinden söz edilemeyeceği gözetilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 05.07.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy