(6831 S. K. m. 17/2) (3402 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Şıhsami Köyü 297 parsel sayılı 305300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla ve kargir ev niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalı Murat ve Veli A. adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; ormanla ilgili davalarda mutlaka orman yüksek mühendis veya mühendisin görev alması gerektiği gibi esasen orman tahdidi yapılmış olan yörelerde kesinleşmiş tahdit haritası uygulanarak, taşınmazın niteliği belirlenebilir, tahdit yapılmamış olan kesimlerde ise, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı uygulanarak, bitki örtüsü, toprak yapısı incelenerek taşınmazın orman olup olmadığı belirlenir. Taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşen orman tahdidi bulunmadığına göre değinilen belgelerdeki taşınmazın öncesi itibariyle orman olup olmadığı saptanmalıdır.
Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan raporda anılan belgelerin uygulanmadığı gözlenmiş olup, böyle bir rapora itibar edilerek hüküm kurulamaz.
Bu nedenlerle, evvelce görev almış bilirkişi dışında yeniden seçilecek orman yüksek mühendisi ya da mühendisi ve fen elemanıyla keşif yapılarak, ilgili kurumlardan getirtilerek, memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı uygulanmak suretiyle taşınmazın bu belgelerdeki konumu saptanıp, toprak yapısı, bitki örtüsü, çevresi incelenerek, duraksamaya yer vermeyecek şekilde, bilimsel veriler içeren yeterli, ortak imzalı rapor ve kroki düzenlettirilmeli, ayrıca taşınmazın tüm çevresi ormanla kaplı ise, mülkiyet belgesi bulunmayan taşınmazlarda açık alanda kalsa dahi 6831 sayılı yasanın 17/2. maddesinin uygulanmasının gerektiği düşünülerek, tapu ve zilyetlik yolu ile ormandan yer kazandıran 3402 sayılı yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmakla, bu yollarla ormandan toprak kazanılamayacağı gözetilmeli, bitişik 305-304 sayılı parsellerin tutanakları getirtilip, çevresi de değerlendirilerek, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, hüküm kurulması gerekir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuyla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 02.07.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy