(3402 S. K. m. 45, 16)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 203 sayılı parsele zilyet olduğunu söyleyerek Hazine adına yapılan tespitin iptalini istemiştir. Yerel mahkeme davayı kabul etmişse de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki; uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, yeterli açıklık bulunmadığı gibi, bir yerin orman olup olmadığının saptanması için tahdit görmeyen yerlerde, memleket haritası, hava fotoğrafı, amenajman planı uygulanıp, bu belgelerde nasıl tanımlandığının açıklanması gerekir. 15.05.2001 tarihli ve Orman Yüksek Mühendisi Sıddık K. imzalı raporda, verilen uygulamayı içeren yeterli açıklama bulunmadığı gibi tarım uzmanı bilirkişi de dinlenmemiştir.
Öncelikle taşınmazın, dosya kapsamına göre, taşıdığı nitelik nedeniyle davanın Orman Yönetimine de yöneltilmesi gerekir. Taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların sav ve savunmaları belirlenip, yeniden keşif yapılmalıdır. Evvelce görev almış bilirkişi dışında yeniden seçilecek uzman orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı ile tekrar keşif yapılıp, ilgili kurumlardan getirtilecek memleket haritası, hava fotoğrafı, amenajman planı dosyaya konulup, yerine uygulanmak suretiyle taşınmazın bu belgelerde ayrı ayrı nasıl tanımlandığı saptanıp toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenip, öncesi itibariyle orman ya da orman açması olup olmadığı saptanmalı, ayrıca tarım uzmanı, ziraat mühendisi eliyle inceleme yapılarak meradan kazanılmış olup olmadığı, gerçek kültür ormanı niteliği taşıyıp taşımadığı saptanıp, yeterli bilimsel verilen içeren duraksamaya yer vermeyen rapor ve kroki düzenlettirilmelidir. Tapu ve zilyetlik yoluyla ormandan yer kazandıran 3402 sayılı yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olduğundan bu yollarla ormandan toprak kazanılamayacağı gözetilmelidir.
Bunlardan ayrı; taşınmazın dört tarafının mera ile çevrili olduğu belirlendiğine ve mülkiyet belgesi bulunmadığına göre mera içinde küçük bir alanın kültür arazisi olarak değerlendirilemeyeceği, meranın devamı niteliğinde olduğu ve meraların da zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı göz ardı edilmemelidir. Tüm bu konularda yeterli araştırma yapılmaksızın eksik ve duraksama yaratan rapora dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 05.07.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy