(3402 S. K. m. 20/C, 21/1, 32/3)
Dava: Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararında özetle: "Davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu kabul edilmiş ise de, uygulamanın komşu parsel kayıtları ile denetlenmediği ve komşu parsele uygulanan vergi kaydı bu yönü meşelik okumasına ve bu yönde orman bulunmasına rağmen orman araştırmasının yeterli olmadığından, yeniden yapılacak keşifte tutunulan Nisan 1928 gün ve 124 sayılı tapu kaydının sınırları komşu parsel dayanakları ile denetlenerek uygulanması, orman tahdidi yapılmış ise tahdit haritası uygulanarak, yapılmamış ise uzman orman mühendisi vasıtası ile taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması ve yeterli rapor alınması, orman sayılmayan yerlerden ve tapu kaydı kapsamında ise, tapu malikleri ile davalı arasında bağlantı kurulması, taksim olup olmadığı ve taksim var ise buranın davacıya düşüp düşmediğinin araştırılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece, davalının tutunduğu Nisan 1928 tarih 124 sıra numaralı 12 dönüm 11028 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının çekişmeli 2704 parselle birlikte öncesi bütün olan 1796, 1797, 1799 numaralı parsellere uyduğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Sözü edilen tapu kaydının batısı, Günengin Kıranı okumakta, eylemli durumda o yönde tespit tarihinde tahdidi yapılmamış devlet ormanı bulunmaktadır. 1987 yılında yapılan kadastro sırasında 1796, 1797, 1799, 2703, 2704, 2705 parsellerin öncesinin bir bütün olduğu ve 387 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı, vergi kaydının batı sınırı meşe okuması nedeniyle kayıt fazlasının 2703, 2704, 2705 parseller olarak Hazine adına, kayıt kapsamının da 1796 1797, 1799 parsel numarası ile zilyetleri adına tespit edildiği, bunlardan 1796, 1797 ve 1799 parsellerin kesinleştiği, Hazine adına tespit edilen 2705 parselin de hükmen Hazine adına kesinleştiği, 2703 parselin ise halen itirazlı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Tapu kaydı maliki mirasçılarının vergi kaydı malikleri olduğu ve onlar tarafından haricen davalının babasına satıldığı belirlenmiştir. Tapu kaydı miktarı, vergi kaydı miktarından fazladır. Tapu kaydının batı sınırı Günengin Kıranı, vergi kaydının batı sınırı ise meşelik okumakta ve eylemli durumda burada tespit tarihinde kadastrosu yapılmamış devlet ormanı bulunduğuna göre, eski tarihli ve bu yere uyduğu belirlenen tapu kaydının yüzölçümüne değer verilerek 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesine göre kapsamının belirlenmesi gerekir. Kamu malı olan devlet ormanlarının zilyetlikle kazanma olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, bu yerden ayrılan 2703 parsel hakkındaki dava dosyası halen devam etmekte ise, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği göz önünde bulundurularak, H.Y.U.Y.nın 45. maddesi gereği dava dosyaları birleştirilmeli; bundan sonra, doğudaki Divan deresi sınırı ile kuzeydeki 1798 parsel ve güneydeki 1793 parsel değişmez sınır kabul edilerek tapu kapsamı olan 11028 m2'lik miktar kesinleşen parseller de göz önünde bulundurularak, 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21/1 ve 32/3 maddesi hükmüne göre ifraz edilerek kayıt kapsamında kalan bölüm hakkındaki davanın reddine, kayıt fazlası hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.09.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy