(6831 S. K. geçici m. 3, 7, 11) (4785 S. K. m. 1, 2)
Davacı NB, 28.12.1956 tarihli dava dilekçesi ile K. Köyünde bulunan 34 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın aslında orman olmadığını, yanlışlıkla orman tahdidi içine alındığını iddia ederek bu yerin tahdit dışına çıkarılmasını istemiştir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimince temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; temyize konu dava 1942 tarihli 3116 sayılı yasaya göre yapılan ve kesinleşen ilk orman tahdidinin iptali istemi ile 28.12.1956 tarihinde asliye hukuk mahkemesine açılmış, daha sonra görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Dava tarihinden sonra 1993 yılında yörede 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması yapıldığı anlaşılmaktadır.
08.09.1956 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Orman Yasasının geçici 3. maddesi ile "yürürlükten kaldırılan 3116 sayılı yasanın 7. maddesinde yazılı üç aylık itiraz süresini geçirenler bu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde itirazda bulunabilecekleri" hükmü getirilmiştir. İşte temyize konu dava, 28.12.1956 tarihinde bu hakka dayalı olarak açılan orman tahdidine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla araştırma ve uygulama yapılmadan 26 Mart 1959 tarihli Bakanlık mütalaasına dayalı olarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmemiş tahdit söz konusu olduğuna göre, uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; ayrıca, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve Bakanlık mütalaasına dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 02.10.2001 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy