(3402 S. K. m. 14) (6831 S. K. m. 17)
Dava: Kadastro sırasında C. Köyü 4 ada 3 parsel sayılı 75 H. 4894 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çamlık olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. İtiraz tapulama komisyonunca reddedilmiş davacı H.İ.T. vergi kaydı ve zilyetlik iddiasıyla ve davacı M. Y. de aynı iddiayla dava açmışlardır. G.Ç. de, davaya katılarak H. İ.T. yerinde hisse istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne A=14350 m2'lik kısmın İ. Y. mirasçıları, A= 5675 m2'lik kısmın ise F. T. mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmaya, keşif sonucu düzenlenen rapor ve krokiye göre gerçek kişiler adına tescile karar verilen A ve A1 harfleri ile gösterilen taşınmazlar yine davaya konu 4 ada 3 parselin itiraz edilmeksizin kesinleşen kesimleri içinde yer almış ve dört tarafı ormanla çevrili bulunmaktadır.
Taşınmazın mülkiyet belgesi yoktur. Davacıların dayandığı vergi kayıtlarının mülkiyet belgesi niteliği söz konusu değildir.
Davaya konu taşınmazlar dört tarafı ormanla çevrili ve orman içi açıklık niteliğindeki yerlerden olup, 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesi uyarınca orman bütünlüğünü bozucu niteliktedir.
Anılan 17. madde, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasanın madde 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca (Hangi Nedenle Olursa Olsun Orman İçi Açıklıkların Kazanılamayacağı İlkesini İçermektedir Ve Amacı Orman Bütünlüğünü Korumaktır).
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır. Örnek:
Şöyle ki, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 - 830 E., 1997/1034 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli ve yine Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 - 808 E., 1997/1039 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli kararları)
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiştir.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek gerçek kişilerin davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 09.10.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy