(6831 S. K. m. 1, 2/B) (1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Çamlı Köyü 1167 parsel sayılı taşınmazın 9420 m2 kısmının kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığı savıyla bu kısmın tapusunun iptali ve müdahalenin men-i istemiyle, davalı Habibe A. aleyhine Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmıştır. Mahkemece 1989/146 E.-1992/409 K. sayılı karar ile Orman Yönetiminin davası reddedilmiş olup, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairemizin 1995/5056 E.-10388 K. sayılı kararı ile (davanın açıldığı tarihten sonra yörede yapılan 2/B madde uygulaması ile dava konusu taşınmazın VI nolu 2/B madde uygulaması parseli olarak orman sınırı dışına çıkarıldığından, davaya bakmak görevinin kadastro mahkemesine ait olacağı...) nedeniyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dosya kadastro mahkemesine devredilmiştir. Kadastro mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Orman Yönetiminin davasının reddine, 1167 parselden ifrazen oluşan 1394 numaralı 9500 m2 mesahalı kısmın 2/B madde uygulaması nedeniyle orman dışına çıkarılmasına ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararı Orman Yönetimi temyiz etmiştir.
Davaya konu 1167 parselin tapu kaydı 141 parselin TEK kamulaştırması nedeniyle 25.11.1987 tarihinde iki parçaya ifraz edilerek 1166 parsel 49 m2 yüzölçümünde TEK adına, 1167 parsel 34135 m2 yüzölçümünde Habibe A. adına tescil edilmesi ile oluşmuştur. 141 parselin tapu kaydı ise, 22.12.1969 tarihinde genel tapulama çalışması ile 1961 tarih 2 nolu tapu kaydına dayalı olarak tespit ve tescil edilmiştir. Yargılama sırasında dava konusu 1167 parsel 2/B madde uygulamasına tabi tutulduğu nedeniyle iki parçaya ifraz edilmiş, orman sınırı dışına çıkarılan 9500 m2 yüzölçümündeki kısma 1394 parsel numarası verilerek geri kalan 24633 m2 yüzölçümündeki bölüme 1395 parsel numarası verilerek her iki parsel de Habibe A. adına tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmaz 1967 yılında yapılıp kesinleşmiş orman tahdidinde orman sınırı içinde iken, davanın devamı sırasında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 03.06.1991 tarihinde ilan edilen 2/B madde uygulaması ile 31.12.1981 tarihinden evvel orman niteliğini tam olarak yitirdiği nedeniyle VI nolu 2/B parseli olarak orman sınırı dışına çıkarılmıştır.
1- Öncelikle 6831 Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde çerçevesinde taşınmazın kısmen Hazine adına dışarı çıkarılmış olması nedeniyle Hazinenin bu bölümle ilgili olarak yasadan doğan hak sahipliği gözetilerek davaya dahil edilmesi gerekir. Bu nedenle Hazinenin davalı sıfatıyla davaya katılımı sağlanıp, daha sonra davaya devam edilmelidir.
2- Mahkemece 2/B madde uygulaması ile ilgili olarak yapılan keşifte uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; nitelik kaybı kavramı yasal ve bilimsel anlamda doğal nitelik kaybını içerir. Orman bitkilerinin bilinçli olarak yok edilmesi suretiyle başka türlü tarım alanına dönüştürülmesini, inşaat yapılması zorlama niteliklerindeki olaylar şeklinde gerçekleştiğinden, doğal nitelik kaybı değildir. Bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre halen taşınmaz içinde 50 cm çapındaki 80 yaşında kızılçam ağaçları mevcuttur. Bu arazi içine baraka ve havuz yapılmış olması doğal nitelik kaybı şeklinde kabul edilemez. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda doğal nitelik kaybının var olup olmadığı olgusu üzerinde durulması gerekirken, yönetimce yapılan işlemin benimsenmesi şeklinde düşünce açıklanması sonuç sağlayıcı bir yöntem olmadığı gibi kabulü şayan da değildir. Önemli olan dava konusu taşınmazın halen içinde ve sınırında 50 cm çapında 80 yaşında çam ağaçlarının var oluşudur ki, bu gerçek karşısında nitelik kaybı kavramının varlığından söz etmek olası değildir. Raporun içeriğinde açıklanan eylemli durum göz önüne alındığında ormanın varlığını koruduğu anlaşılmıştır. Kısmen baraka yapılmış olması bu olguyu değiştirmez. Doğal nitelik kaybı söz konusu olmadığına, orman varlığını gösterir belirtiler bulunduğuna göre, sonuç kısmına itibarı mümkün olmayan raporuna göre hüküm kurulamaz. Eylemli durumu nedeniyle nitelik kaybı kavramından söz edilemeyeceğine göre, değinilen yönler gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24.09.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy