(6831 S. K. m.1/G) (1086 S. K. m.286)
Dava: Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Mehmet Ali A. zilyetliğe dayanarak yörede 1995 yılında ilk kez yapılan ve 27.06.2000 ila 27.12.2000 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında Narlıdere Köyü Sertavul Yaylası, Yağlı mevkiindeki dilekçesinde sınırlarını tarif ettiği taşınmazın tamamının orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, Narlıdere Köyü, Sertavul Yaylası, Yağlı mevkiinde bulunan fen elemanı ve orman bilirkişinin 27.02.2001 tarihli rapor ve krokisinde 2089, 2090 numaralı orman sınır noktaları ile 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 numaralı kırık noktalar arasında kalan 1703,43 m2 taşınmaza ait orman sınırlamasının iptaline, orman sayılmayan yer olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişi Kamil Çopur 5.1.2001 tarihli raporunda, çekişmeli taşınmazın en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planında orman olarak nitelendirildiğini, taşınmazın üzerinde tek katlı bir ev olduğunu makinalı tarıma geçilmesi nedeniyle en az 10 yıldır kullanılmadığını, bu nedenle üzerini karamuk çalısı ve dikenlerin kapladığını, 6831 sayılı yasanın 1/G maddesi hükmüne göre orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş, mahkemece bu görüşe ve hukuki vasıflandırmaya itibar edilerek hüküm kurulmuştur. En eski tarihli memleket haritası amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasında maksat, dava konusu taşınmazların 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasaların yürürlük dönemindeki hukuki ve fiili durumunu belirlemede ulaşılabilecek en eski tarihli resmi belgeler olmasıdır. Bu belgelerin uygulanması ile çekişmeli taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Ne var ki; bilirkişinin çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1/G bendi kapsamında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu şeklindeki hukuki nitelendirmesi yasaya aykırıdır. 6831 sayılı yasanın 1/G maddesi ile getirilen hükme göre; orman sınırları dışında olan ve yüzölçümü üç hakları geçmeyen SAHİPLİ arazideki her nevi ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler orman sayılmaz" Bu madde uygulanmasında bir taşınmazın SAHİPLİ ARAZİ sayılabilmesi için öncesinin tapuda kayıtlı olması gerekir.
Somut olayda davacı tapu kaydına ya da başka bir belgeye dayanmadığına ve H.Y.U.Y.'nın 286. maddesi hükmüne göre hakim bilirkişinin hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, ilmi ve teknik bulguları ve delilleri serbestçe taktir etme yetkisine sahip olduğuna göre, öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı Orman Yönetimi temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Yönetime iadesine 22.11.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy