(2863 S. K. m.8)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Günçalı Köyü 105 ada 286 parsel sayılı 14989.72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazinenin korunması gerekli kültür varlığı alanlarından olduğu iddiası ile açtığı davaya Orman Yönetimi, orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek katılmıştır. Mahkemece, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, 286 parselin 30.10.2000 tarihli krokide (B) ile gösterilen (3557.74 m2)'lik kısım için koruma alanı oluşturulmasına, bu bölümün kültür ve tabiat varlığı koruma alanı olarak Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine korunması gerekli kültür ve tabiat varlığıdır şerhinin verilmesine, aynı krokide (A) ile gösterilen (11431.98 m2)'lik bölümün tespit malikleri adına tesciline, beyanlar hanesine 1. derece SİT alanında kaldığının belirtilmesine, katılan Orman Yönetiminin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden sonra 16.05.2000 tarihinde ilan edilen ancak bu taşınmaz yönünden kesinleşmeyen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Günçalı Köyü 105 ada 424, 425, 422, 423, 286 ve 285 parsel nolu taşınmazlar birbirine bitişik olup, bu parseller hakkında aynı nedenle açılan davalar mahkemenin 1999/102-2000/87, 1999/97-2000/82, 1999/99-2000/84, 1999/98-2000/83, 1999/100-2000/85, 1999/103-2000/88 sayılı dava dosyalarında görülmüş ve karar bağlanmış, bu dava dosyalarının temyiz incelemesi Dairede aynı gün yapılmıştır. Mahkemece yapılan keşifler sonucu orman bilirkişisinden alınan raporlarda bu taşınmazların tümünün % 25 eğimli, içinde pırnal meşesi, tesbih, süpürge çalısı gibi ağaççıklar bulunduğu, ormana bitişik olduğu, ziraatçi bilirkişi raporunda ise taşınmazların genel eğiminin % 25 olup teraslama suretiyle eğiminin düşürülmeye çalışıldığı, halen üzerinde ahlat, menengiç, palamut meşesi, pırnal meşesi, kermes ve mantar meşesi, tespih, diken v.s. gibi ağaç ve ağaççıklardan oluşan maki bitkilerinin toplu halde bulunduğu ve bu haliyle orman görüntüsü verdiği açıklanmıştır. Bu bulgulara karşın, orman bilirkişi raporunun sonuç kısmında taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu yolunda görüş bildirilmişse de eğimin % 12'nin üzerinde olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığı ve halen maki türünde ağaç-ağaççıklar ve bitkilerle kaplı olduğu göz önüne alındığında, davaya konu yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıyan sekonder ve muhafaza makiliği niteliğinde, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi kapsamına girmeyen orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece anılan nedenlerle Orman Yönetiminin davasının kabulü gerekirken orman bilirkişisinin taşınmazların eylemli durumu ile bağdaşmayan görüşüne değer verilerek davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de, 2863 Sayılı Yasanın 3386 Sayılı Yasa ile değişik 8. maddesindeki " ...korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının koruma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılmayacağı konusunda karar alma yetkisi koruma kurullarına aittir" hükmü karşısında yetkili kurulun bu doğrultuda alınmış bir kararı olmadığı halde mahkeme yetkisini aşıp, kendisini Koruma Kurulu yerine koyarak Arneai Antik Kenti Koruma Alanı belirlemesi dahi yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 19/11/2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy