(743 S. K. m. 639, 641) (3402 S. K. m. 45) (2709 S. K. m. 168) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 19.07.2001 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25.12.2001 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz edenler Hazine vekili Av. Ulviye Sarp, Orman Yönetimi vekili C. Özen geldiler, karşı taraftan davacı vekili Av. İbrahim Yurdunuseven geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı O... İçecek Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Basırlar Köyü, Yanıklık Mevkiinde bulunan yaklaşık 13.000-13.500 m2 yüzölçümlü taşınmazı satın alarak zilyetliğinde bulunduğunu açıklamak suretiyle Medeni Yasanın 639.maddesine göre adına tapuya tescilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, krokide (A) harfi ile gösterilen 16.250 m2 taşınmazın davacı adına tesciline dair verilen hükmü Orman Yönetimi ve Hazine'nin temyizi üzerine Yargıtay Yirminci Hukuk Dairesince "Her iki keşifte dinlenen ormancı bilirkişilerin taşınmazı, memleket haritasında farklı yerlerde gösterdiklerinden çelişkinin giderilmesinin gerekeceği, bu nedenle üç uzman orman bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte; memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planının uygulanması, memleket haritasıyla irtibatlı kroki düzenlettirilmesi" gereğine değinilmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılama sonunda mahkemece, davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda gösterilen 16.415 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu çalışmaları yapılmamıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; keşifte bilgisine başvurulan uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın resmi belgelerde ziraat arazisi olarak gözüktüğü, sonuçta orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirtmişlerse de kurul olarak memleket haritası ile irtibatlı kroki düzenlememişler, uzman olmayan fenci bilirkişilerin düzenledikleri memleket haritasıyla irtibatlı kroki üzerine kurul üyelerinden iki ormancı bilirkişi tarafından imza atıldığı gözlenmiştir. Bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, çekişmeli taşınmazın memleket haritasına göre, konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, bu kez dava konusu taşınmazın üzerinde su kaynağı bulunup bulunmadığı araştırılarak var ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 168. maddesi, 927 Sayılı Sıcak ve Soğuk Maden Sularının İstismarı ile Kaplıcalar Tesisatı Hakkındaki Kanun hükümleri ve Medeni Kanunun 641. maddesi göz önünde bulundurularak devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bu tür taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceği ve özel mülkiyete konu olamayacağı yönü üzerinde durulmalıdır.
Kabule göre de; davacı O. Gıda İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş., dava dilekçesinde yaklaşık 13.000 - 13.500 m2 taşınmazın tescili için dava açmıştır. Her ne kadar yaklaşık sözcüğü kullanılmış ise de esasen 13.000 - 13.500 rakamı kesinlik ifade eden bir rakam olduğundan yaklaşık sözcüğünün burada bir anlamı olamaz. Mahkemeler H.U.M.Y'nın 74.maddesi uyarınca istekle bağlı olup, şartları uygun olmadıkça fazla miktara hüküm veremez. Bu durumda yazılı miktara bağlı kalınarak en fazla 13.500 m2 kesime yönelik davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceğinin de düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetimi ve Hazine'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine ve yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre belirlenen 97.500.000.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Orman Yönetimi ve Hazine'ye ayrı ayrı verilmesine 25.12.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy