(4721 S. K. m. 713) (1086 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (orman tahdidine itiraz) davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak yörede 1990 yılında ilk kez yapılan ve 12.02.1991 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında Z... Bucağı Mevkiindeki taşınmazının tümünün orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu yerin orman olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuya dayanarak on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Taşınmazın bulunduğu Z... Köyünde orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması 44 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılmış ve sonuçları 12.02.1991 tarihinde askı suretiyle ilan edilerek kesinleşmiştir. 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin 1. fıkrası, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içersinde dava açma hakkı getirmişse de, bu tür davalara bakma görevi genel hukuk mahkemelerine aittir. Özel mahkeme olan kadastro mahkemeleri, kural olarak; askı ilan süresi içersinde açılan davalara bakmakla görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetileceğinden görevsizliğe karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Metin Eren'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10.12.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy