(6831 S. K. m. 2/B, 11/1)
Dava: Taraflar arasındaki taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkarılması davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece yapılan keşifte, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora dayanılarak, taşınmazın orman olmadığına karar verilmiştir. Oysa, uzman bilirkişi orman yüksek mühendisi Kamil Çapar imzalı raporda uygulanan memleket haritasında yeşil renkte orman alanı içinde bulunduğu, hava fotoğraflarında yine orman olarak yer aldığı, amenajman planında yine diğer belgelere paralel olarak orman sayılan yer olarak belirlendiği halde, bu olgu ve bulgulara rağmen, bilirkişi raporunun son kısmında kesinleşmiş mahkeme kararı ve suç zaptı olmadığı, üzerinde dal ve kök bulunmadığı ve tarım alanlarına yakınlığı ve taşınmaz yakınındaki ihdas edilmiş stabilize yol, ayırıcı unsur sayılarak, yeri olmadığı halde, 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesinin varlığından bahisle kendine özgü bir gerekçe ile orman sayılmayan yer olduğunu bildirmiş ve mahkeme, resmi belgelere ve bulgulara dayalı olarak; orman olduğu belirlendiği halde, bilirkişinin kendi bulgularını ve uygulamasına ters düşen ilkeler ve hukuka aykırı son cümlesini esas alarak hüküm kurmuştur.
Memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planına göre orman olduğu saptanan, hiç bir mülkiyet belgesi bulunmayan taşınmazın bilirkişinin kendine özgü (ilkelere, hukuka ve yasaya aykırı) görüşü esas alınarak hüküm kurulamaz. Gerek Yargıtay Yirminci Hukuk Dairesinin, gerekse Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benimsediği ilkelere, yıllardır devam eden kökleşmiş içtihatlara aykırı şekilde, orman olduğu saptanan taşınmazın orman olmadığı yolundaki açıklamaya dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman olduğu kesinlikle belirlenmiş taşınmaz için özel düşüncelerle, uzman bilirkişi tarafından sonuç kısmı farklı olarak düzenlenen raporun içeriğine göre taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu saptanmış olmakla, taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline, gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 24.12.2001 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy