(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 7, 14, 17) (766 S. K. m. 2) (HG. 19.02.1997 T. 1996/8-768 E. 1997/100 K.) (HG. 18.02.1998 T. 1998/8-15 E. 129 K.) (HG. 10.11.2000 T. 2000/8-1264 E. 2000/1250 K.)
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Sarıcaeli Köyü Akçapınar (Sarıbaba) mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 639. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemenin davanın reddine ilişkin olarak verdiği 01.11.1993 gün ve 1992/552-598 sayılı kararı, davacının temyizi üzerine Dairece "bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirildiğine göre, yeniden araştırma ve inceleme yapması gerekirken, hakim gözlemine dayanılarak karar verilemeyeceği, komşu 849 ve 850 parsellere uygulanan kayıtların çekişmeli taşınmazı ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, Medeni Yasanın 639. maddesi hükümlerine göre ilan yapılması, zamanaşımı zilyetliği koşullarının araştırılması" gereğine işaretle bozulmuş, mahkemenin bozma kararına uyarak davanın kabulüne ilişkin verdiği 02.10.2000 gün ve 1995/820-729 sayılı kararı Orman Yönetimi ve Hazinenin temyizi üzerine Dairece "gerekçeli ve kısa karar içeriğinin farklı olduğuna" değinilerek diğer hususlar incelenmeden bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne, Sarıcaeli Köyü, Akçapınar mevkii, D.Hüseyin Savaş tarlası, B: yol ve ötesi orman, K:yol ve ötesi orman, G:Yahya Duru ve Hasan Durmuş tarlaları ile çevrili, fen elemanı bilirkişi Hasan Akarçay'ın 01.07.1999 tarihli krokisinde gösterilen 7500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1990 yılında yapılıp 1991 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Taşınmazların bulunduğu yerde bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 02.02.1973 tarihinde yapılmış ve sonuçları 22.07.1977-01.08.1977 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmemiştir.
Çekişmeli taşınmaza komşu olan 849 ve 850 numaralı parsellerin tespit tutanaklarının 02.02.1973 tarihinde düzenlediği ve askı ilanın 22.07.1977 ila 01.08.1977 tarihleri arasında yapıldığı, çekişmeli taşınmazın da kadastroca tapulama dışı bırakıldığı ve bu işlemin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Tespit dışı kalan bir yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemekle beraber, bu işlem bir kadastro işlemidir. Bu tür taşınmazlar üzerinde hak iddia edenler için izlenmesi gereken yol, eski 766 Sayılı Yasanın 2. maddesinde ve halen yürürlükte olan ve uygulanan 3402 sayılı yasanın 7/4 maddesinde belirtilmiştir. Anılan maddelerde öngörülen süreler içerisinde hak iddiasında bulunulmaması halinde, tespit dışı bırakılma işlemi kesinleşir. tespit dışı bırakılan bir yerin Medeni yasanın 639/1 maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, tespit dışı bırakma işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda toplanan delil ve belgelere göre, tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı 1973 yılı ile temyize konu davanın açıldığı 31.08.1992 tarihleri arasında 20 yıllık yasal edinme süresi dolmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.02.1997 gün 1996/8-768 E. - 1997/100 K. ve 18.02.1998 gün ve 1998/8-15 E. -129 K., 10.11.2000 gün ve 2000/8-1264 E., 2000/1250 K., Sayılı kararları da aynı doğrultuda olup, bu uygulama dairemizde ve Hukuk Genel Kurulunda istikrarlı bir şekilde devam etmekte ve kökleşmiş içtihat niteliğini almış bulunmaktadır.
Açıklanan hususular göz önünde bulundurularak davanın reddine karar vermek gerekirken, davanın kabulü yolunda oluşturulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 24/01/2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy