(3402 S. K. m. 12) (221 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulüne, Hazinenin, Hazine-i Hassa çayırlarına ait haritanın kapsamında olduğuna dair davasının reddine, davacı ve müdahil gerçek kişiler ile EAJ İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin davasının reddi ile dava konusu 75 pafta 2 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (f) harfli 588 m2, (g) harfli 4508 m2 bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline 1 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümü ile 75 pafta 2 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapuda kayıtlı ve tescilde olduğu gibi Hazinenin üzerinde bırakılmasına böylece bu parsellerin malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına taşınmaz tapuda kayıtlı ve tescilli olduğundan mükerrer tescile meydan vermemek için yeniden tesciline mahal olmadığına dair kurulan 09.05.2000 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi Cemal Bayındır mirasçıları ile Musa Ekdal vekili, Erol Salih Moran ve Ark. vekili, EAJ İç ve Dış Tic. Ltd. Şti vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24.04.2001 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz edenler Cemal Bayındır Mirasçıları, Musa Ekdal vekili Av. Kerim Akman, Av. Selda Kaya, Av. Haluk Seymen, Erol Salih Moran ve Arkadaşları vekili Av. Rahmi Akyürek, Av. Nebi Zenginli, EAJ İç ve Dış Tic. Ltd. vek. Av. Şermin Baydemir, temyiz eden Hazine vekilleri Av. Armağan Örücü, Av. Ümit Pamukçu, Av. Can Özercan ile karşı taraftan Orman Yönetimi vek. Av. Tülay Orhan geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu 75 pafta 2 ada 1 nolu taşınmaz 374 hektar 3858 m2 yüzölçümünde ve mera niteliğinde, 75 pafta 2 ada 13 parsel sayılı taşınmaz 2480 m2 yüzölçümünde metruk mandıra niteliğinde, asliye hukuk mahkemesinin 1955/173 E., 1956/173 E. Sayılı dava dosyalarında davalı bulunması nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak kadastro mahkemesine gönderilmişlerdir.
Asliye 2. Hukuk mahkemesinin 21.06.1963 tarih, 1963/152 - 184 sayılı kararı ile 6830 sayılı Kamulaştırma Yasasının yürürlüğe girdiği 31.08.1956 yılından önce MSB tarafından el konulduğundan bahisle 221 sayılı yasa uyarınca dava konusu 2 ada 1 parsel ile 13 parselin Hazine adına tapu kaydı oluşmuştur.
Hazine adına oluşan tapu kayıtlarına karşı davacılar Cemal Bayındır ve Musa Ekdal Eyüp Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1964/337 esasında tapu iptali ve işgal tazminatı istemiyle dava açmışlar, Seyfettin Tunavelioğlu ve arkadaşları ise Aralık 1949 tarih 26 numaralı tapulu yeri noter senediyle satın aldıklarını ileri sürerek tapu kaydının 1 parselin 960.900 m2 kısmını kapsadığını belirtip, davaya müdahale etmişlerdir. Mahkemece tapu iptali davasının reddine işgal tazminatına dair davanın ise atiye bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı ve müdahillerin temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 30.06.1987 tarih ve 1987/9421-12749 sayılı ilamı ile mahkeme kararı onanmıştır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi onama kararında Dava konusu taşınmaz mallara 6830 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce askeri birliklerce kamulaştırmasız el atılarak kamulaştırma kanunlarının göz önünde tuttuğu amaçlara fiilen özgülendiği yerlerin 24.05.1954 gününden önce istihkam okulunun eğitim alanı olarak kullanıldığı, bu tarihten sonra Mersin'den gelen 20. Piyade Tugayınca işgal edildiği ve Hasdal Garnizonu olarak anıldığı, bu tugayın 1955 yılında Denizli'ye intikalinden sonra ise diğer birliklerin yerleştiği ve ilk kez elatıldığı günden beri taşınmaz mallardan aralıksız askeri eğitim atış ve araç yerleşim alanı olarak ve amaca uygun biçimde yaralanıldığı, kamu hizmetinin bu nitelik ve amacı nedeniyle taşınmaz mallar üzerinde yüzölçümünü tamamen kaplayacak biçimde tesis ve inşaat yapılmasının gerekmediği ve böylece yerlerin 221 sayılı yasa uyarınca özgülenme tarihinde kamulaştırılmış sayıldığı resmi belgeler ile keşifte dinlenen ve o yerlerde görev yapan davalı tanıklarının yeminli ve inandırıcı sözlerinden anlaşılmış olmasına göre tapu iptaline ilişkin davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmuştur.
Eyüp Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1963/152 esas sayılı dosyasında verilen 21.06.1963 günlü kararla dava konusu yerlerin 221 sayılı yasa uyarınca sicilden düşürülüp Hazine adına tescil olunmasına ve tapu kayıtlarının bu yere ait olmadığına ilişkin bir anlaşmazlık bulunmadığına göre tapu kayıtlarının uygulanmaması sonuca etkili görülmemiş, delil tesbiti yoluyla belirlenen durum da yukarıda açıklanan nedenle bağlayıcı nitelikte bulunmamıştır.
Ancak, bu gibi davalarda nisbi avukatlık ücretinin uygulanması gerektiğinden gösterilen 350.000. lira değer üzerinden hesap edilen 2620 lira vekalet ücreti verilmesi gerekirken, 400 lira vekalet ücretine hükmolunması yerinde değilse de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasındaki 400 lira vekalet ücreti yerinde 2620 lira yazılmasına ve hükmün böylece düzeltilerek ONANMASINA karar verilmiştir.
Davacı ve müdahillerin karar düzeltme istemi üzerine ilgili Dairece, Dairenin 30.06.1987 gün ve 4921-12749 sayılı onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuştur. Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin karar düzeltme sonucu verdiği 03.03.1988 tarih ve 1987/24755-1988/3616 sayılı bozma kararında;
1- Dosya içeriğine göre diğer karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiş olmakla Reddine,
2- Olayda davacı ve müdahiller kendilerinin mülkiyetinde olan yerlerin 221 sayılı yasanın koşulları oluşmadan hasımsız olarak açılan dava sonunda Hazine adına tapuya tescil edilmiş olduğunu ileri sürerek bu kaydın iptalini istemişlerdir. Davada halli gereken konu dava mevzuu yerlerde idarenin 9 Ekim 1956 gününden önce kamulaştırma yasasının göz önünde tuttuğu bir amacı gerçekleştirmek için el koyarak fiilen bu amaca tahsis etmiş olup olmadığının belirlenmesidir.
Her ne kadar dairenin önceki onama kararında tapu kayıtlarının nizalı yere ait olduğunda bir uyuşmazlık olmadığından kayıtların mahallinde uygulanmamış bulunması etkili görülmemiş denilmiş ise de, idarenin kamulaştırma amacına yönelik şekilde fiilen kullandığı yerlerin davacı tapularının kapsamı yerlerle ilişkisinin belirlenmesi başka deyimle 221 sayılı yasa koşullarının gerçekleştiği yerlerin, davacı tapularının dava konusu sahayı tamamen kapsayıp kapsamadığı veya hangi kısımlarına rastladığının saptanması da davanın halli bakımından gerekli bulunmuştur. Bu nedenle davacı müdahillerin dayandıkları tapu kayıtları yerel bilirkişilerce mahalline uygulanarak, fenni bilirkişilerce de iptali istenen kayıtların haritası üzerinde ait olduğu sahalar belirlenmeli ve davalı idarenin askeri amaçlarla kullandığı bölgelerin de davacı tapularına konu olan yerleri tamamen kapsayıp kapsamadığı tesbit edilmelidir.
3- Ayrıca, 221 sayılı yasa gereği bir yerin idare adına tescil edilebilmesi için kamulaştırma amacına uygun bir tesis yaptırması zorunludur. Aksi halde, amacına uygun hiçbir şey yapılmadığı takdirde, o yerin zemininin tamamının kamulaştırma ile mülkiyeti kazanılmış gibi olacaktır. Eğer idare yaptıracağı tesis kullanma veya yerleşim amacını gerçekleştirmek için bir yeri kira ile elde etmiş ise kira sözleşmesinin sonucuna kadar kiralanan yerlerin içerdiği alanlar hakkında 221 sayılı yasa uygulanamaz. Böyle olunca varlığından söz edilen kira sözleşmeleri getirtilmeli konusu kapsamı başlangıç ve sona eriş tarihleri tesbit edilerek mahalline uygulanmalı ve haritasında da belirlenmelidir.
Davacı ve müdahillerin karar düzeltme istemleri bu eksik incelemeler yönünden yerinde bulunmuş olmakla kabulüne Dairenin 30.06.1987 gün ve 4921-12749 sayılı onama kararının kaldırılmasına, Mahkeme kararının yukarıda 2 ve 3. maddelerde açıklanan eksik incelemelerin yerine getirilmesi gereğiyle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA karar verilmiştir.
Bozma kararından sonra mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 22.02.1989 gün ve 1988/5-879 - 1989/99 sayılı kararında Dava, genel hükümlere göre açılmış bulunan tapu iptali ve tescil davasıdır. Davaya konu 75 pafta 2 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 1958 yılında2613 sayılı yasa hükmü gereğince Çiftlik mer'ası olarak tahdit ve tesbit edilmiş ve fakat Eyüp Asliye 1. Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu sebebiyle malik hanesi boş bırakılmıştır.
Geometrik şekli tesbit edilen ve fakat malik hanesi boş bırakılan Kadastro Tahdit ve Tesbitlerinde 2613 sayılı Yasa hükümlerine göre, malik hanesinin belirlenmesi için davaya Kadastro Mahkemesinde bakılması gerekir. Nitekim bu maksatla, Kadastro davalarına bakmakla görevli Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış bulunan ve mahkemenin 1958/697 esasında kayıtlı dava dosyası hakkında verilen karar, Özel Dairece bozulmuş ve bozmadan sonra 1980/199 esasında kaydı yapılan dosya halen derdest bulunmaktadır. Her ne kadar Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/199 esasında kayıtlı dava dosyasında, bu davanın sonucu beklenilmekte ise de, ortada görev hususunu ve dolayısıyla kamu düzenini alakadar eden bir husus bulunmaktadır. Bu nedenlerle davaya bakmakla Kadastro Mahkemesi görevli olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesince verilen kararın görev yönünden bozulması gerekir denilerek, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı görev yönünden BOZULMASINA karar verilmiştir.
Yargıtay bozmasından sonra mahkemece görevsizlik kararı verilerek, dosya kadastro mahkemesine intikal ettirilmiş ve Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Kadastro Mahkemesi sıfatıyla) 1990/334 esas numarasını almıştır.
Dava konusu 1 ve 13 sayılı parsellerin kadastro komisyonunca malik haneleri boş bırakılarak kadastro mahkemesine intikalinden sonra mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahkemece; 1958/697 E., - 1977/385 sayılı kararla 1 ve 13 parsellerin Arnavutköy merası olmayıp Çiftlik merası olduğu ve Cemal mirasçıları ile Musa Ekdal'ın tapusu içinde kaldığı anlaşılmış bu itibarla Hazinenin talebinin reddine, ancak; bu parsel 221 sayılı kanun gereğince Hazine tarafından Milli Savunma Bakanlığı adına tescil edilmiş olduğundan, el koyma tarihindeki bedeli tahsili için Cemal mirasçıları ve Musa Ekdal'ın dava açmakta muhtariyetlerine dair kararın davacı ve müdahillerin temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 1978/4501-5862 sayılı kararıyla; 1 parselin kadastro mahkemesince malik hanesinin doldurulması gerekeceği buna rağmen Hazinenin tek taraflı müracaatı üzerine genel mahkemece 221 sayılı yasa uyarınca verilen kararla doldurulmuş olması karşısında davacı ve müdahillerin oluşan tescilin iptali için ayrıca dava açtıkları göz önünde tutularak öncelikle tescilin iptali için açılan 1964/337 sayılı dava dosyasının sonucunun beklenmesi gerekeceği, 13 parselin de dava konusu olmadığı halde bu konuda karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu nedenleriyle hüküm bozulmuş ve bozmadan sonra 1980/199 esasına kaydı yapılmıştır.
Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kadastro mahkemesi sıfatıyla gördüğü 1990/334 esas sayılı dosya ile 1980/199 esas sayılı dosya fiili ve hukuki irtibat nedeniyle birleştirilerek işlemler 1980/199 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmüştür. Yerel mahkeme bu aşamadan sonra özetle aşağıdaki hükmü kurmuştur.
Müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulüne, Hazinenin, Hazine-i Hassa çayırlarına ait haritanın kapsamında olduğuna dair davasının reddine, davacı ve müdahil gerçek kişiler ile EAJ İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin davasının reddi ile dava konusu 75 pafta 2 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (f) harfli 588 m2, (g) harfli 4508 m2 bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline 1 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan bölümü ile 75 pafta 2 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tapuda kayıtlı ve tescilde olduğu gibi Hazinenin üzerinde bırakılmasına böylece bu parsellerin malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına taşınmaz tapuda kayıtlı ve tescilli olduğundan mükerrer tescile meydan vermemek için yeniden tesciline mahal olmadığına karar verilmiştir.
Tarafların temyizi üzerine dairemizce dosyaları incelenmiştir.
1- İncelenen dosya kapsamına, toplanan kanıtlara göre; 1 ve 13 sayılı parsellere 9 Ekim 1956 tarihinden önce el konulduğu, 221 sayılı yasa uygulamasının gerçekleştiği tartışmasızdır. Ancak, mahkemece taşınmaz, Hazine-i Hassa çayırları haritası kapsamında kalmadığından Hazinenin davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden Hazinenin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca, 1 parselde orman olarak Hazine adına tesciline karar verilen ve krokide (f) harfi ile gösterilen 588 m2, (g) harfi ile gösterilen 4508 m2 bölümlere yönelik davacılar Cemal Bayındır mirasçıları ile Musa Ekdal, müdahiller EAJ İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ile Erol Salih Moran ve Arkadaşlarının temyiz itirazları da yerinde olmadığından reddi gerekmiştir.
2- Erol Salih Moran ve arkadaşlarının sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
3- Davacılar Cemal Bayındır mirasçıları ve arkadaşları ile müdahiller EAJ İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin 13 parsel ile 1 parselin (f) harfli 588 m2, (g) harfli 4508 m2 kesimleri dışında kalan taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri tam ve doğru olarak yerine getirilmemiştir.
Bu nedenlerle, davacı ve müdahillerin dayandıkları tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları ile bunları çevreleyen parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir orman yüksek mühendisi, bir tarım uzmanı ziraat yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yeniden keşif yapılarak;
a- Hükmüne uyulan Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bozma kararında değinildiği gibi İdarenin kamulaştırma amacına yönelik şekilde fiilen kullandığı yerlerin davacı tapularının kapsamı yerlerle ilişkisinin belirlenmesi, başka deyimle, 221 Sayılı Yasa koşularının gerekleştiği yerlerin, davacı tapularının konusu sahayı tamamen kapsayıp kapsamadığı veya hangi kısımlara rastladığının saptanması gerekip, bu nedenle davacı ve müdahillerin dayandıkları tapu kayıtları yaşlı ve yerel bilirkişilerce mahalline uygulanmalı, fenni bilirkişilerce de iptali istenen kayıtların haritası üzerinde ait olduğu sahalar belirtilmeli ve davalı idarenin askeri amaçlarla kullandığı bölgelerin de davacı tapularının konusu yerleri tamamen kapsayıp kapsamadığı tesbit edilip; ayrıca, davacı ve müdahil tapularının nerelere revizyon gördüğü üzerinde durularak, değişir sınırlı tapularda miktara itibar edileceği gözetilip bilirkişilerden duraksamaya yer vermeyecek yeterli ortak imzalı rapor ve kroki alınmalı;
b- Ayrıca, Hazine lehine oluşan 1 ve 13 sayılı parselleri kapsayan tapu kaydı kapsamında, dosyadaki belge ve bilgilere göre sonradan gerçekleşen baraj gölü, isale hattı, karayolunun varlığı da gözetilerek, 3402 Sayılı Kadastro Yasası uyarınca, mahkemece sicil oluşturma görevi nedeniyle bu kesimler belirlenip, bilirkişi kurulundan değinilen hususları da kapsayan yine ortak imzalı rapor ve kroki alınıp, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, bozma kararının gereği tam ve doğru olarak yerine getirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; Hazine, davacılar Cemal Bayındır ve arkadaşları ile, müdahiller EAJ İç ve Dış Tic. Ltd. Şti., Erol Salih Moran ve arkadaşlarının 1. bent içeriğindeki bölümlerle ilgili temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Erol Salih Moran ve arkadaşlarının sair temyiz itirazlarının da REDDİNE,
3- 3. bentte açıklanan nedenlerle; davacılar Cemal Bayındır ve arkadaşları ile müdahiller EAJ İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin temyiz itirazlarının 3. bent içeriğindeki bölümlere yönelik olarak kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerine göre belirlenen 97.500.000.- TL. ücreti vekaletin Hazineden alınarak, davacılar Cemal Bayındır ve arkadaşları ile müdahiller EAJ İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ayrı ayrı verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 12.06.2001 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy