(6831 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasındaki müdahalenin men'i davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddi yolunda kurulan 17.11.1999 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı Tarık Akşahin vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 7.11.2000 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden davacı Tarık Akşahin vekili Av. Yılmaz Çelik ile karşı taraftan Orman Yönetimi vekili Av.Gülcihan Özen geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Kınalı ada 111 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman olarak sınırlandırıldığını, 5653 Sayılı Yasaya göre yapılan çalışmada makilik saha olarak tefrik edildiği halde tapu kaydına konulan orman şerhinin iptali ile Orman Yönetiminin müdahalesinin men'ini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 111 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı, 1940 yılında oluşturulmuştur.
Dava konusu taşınmazın 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahditte orman olarak sınırlandırılıp, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı saptanmıştır.
Mahkemece yapılan keşifte, iki uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, taşınmazın su ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, %50-80 eğime sahip, orman bitki örtüsü ile kaplı bulunduğu, bu niteliği ile muhafaza makisi olduğu, muhafaza makisinin 5653 Sayılı Yasanın 1. maddesindeki istisna içinde yeraldığı, muhafaza makilerinin devlet ormanı olarak kabulü gerektiği, gerek değinilen raporlar içeriği ile gerekse tüm dosya kapsamı ile kesin olarak saptanmıştır. Bu olguları içeren taşınmazın muhafaza makisi niteliği ile devlet ormanı olduğu, 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarında yine devlet ormanı olarak bırakılmış olduğu gibi halen bu niteliğini koruduğu da tartışmasız olarak bilirkişilerce açıklanmıştır. 4753, 5618 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasasında ormanların dağıtılacağına dair bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu nedenledir ki; orman olduğu saptanan taşınmazın tevzii de söz konusu olamaz. Ayrıca, taşınmazın muhafaza makisi olmadığı saptanmış olsa bile, 22.3.1996 gün 1993/5-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "... makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapulara değer verileceğinin kabul edildiği, davacının bu nitelikte bir tapu kaydı bulunmadığının da anlaşılmasına göre devlet ormanı niteliğini taşıyan taşınmazla ilgili olarak mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 65.000.000 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı Orman Yönetimine verilmesine 19/02/2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy