(3402 S. K. m. 11, 4)
Taraflar arasındaki tespite itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda, davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve davacı gerçek kişi vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Muammer A., 25.08.1998 günlü dilekçe ile 71 ada 31 ve 32 sayılı kadastro parsellerinin tespitine özel mülkü olduğu iddiasıyla itiraz etmiş, yargılama sırasında 16.11.1998 tarihli davacı vekillerince dava konusu parsellerin yanlış yazıldığı, oysa 171 ada 31 ve 171 ada 32 sayılı parseller hakkında dava açıldığı bildirilmiştir. 01.10.1999 günlü keşif sırasında bu kez dava konusu yerlerin 31 sayılı parsel ve bunun çevresinde yer alan 172 ada 1 sayılı orman parselinin bir bölümü ve 171 ada 32 sayılı parsel yerine ise gerçekte 172 ada 2 sayılı parsel olması gerektiği açıklanmış, ancak 172 ada 2 ve 172 ada 1 sayılı parseller için Asliye Hukuk Mahkemesinde 20.10.1999 tarihinde dava açılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesindeki tapu iptali ve tesciline ait bu dava dosyası ise, yapılan yanlışlıkların birer maddi hata, yanlış parsel nosu belirlenmesinden ibaret olduğu, itiraz kastının dava konusu itiraz edilen alanlar olması gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine intikal etmiş ve sonuçta 2000/1 Esasında kayıtlı kadastro mahkemesinin dava dosyası eldeki dava ile birleştirilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Yönetimler ile davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman tahdidi 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılmıştır.
Dava konusu 171 ada 31 ve 32 sayılı parsellerin ve yine birleşen dava dosyasındaki 172 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin tespiti, 171 ada 32 ve 172 ada 1 sayılı parsellerin orman niteliğinde Hazine adına, 171 ada 31 ve 172 ada 2 sayılı parsellerin kestanelik niteliği ile Hazine adına yapılmış, kadastro tutanakları 12.08.1998 - 10.09.1998 tarihleri arasında ilan edilmiştir. 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince; kadastro tutanaklarının 30 gün süre ile ilan ettirileceği ve bu süre içerisinde dava açılabileceği açıklanmıştır. Yasanın getirdiği bu süre kesin olup, hiç bir makam ve merci tarafından değiştirilemez ve uzatılamaz. Dava, doğru parsellere karşı süresinde açılmamıştır. Yasada öngörülen 30 günlük süre geçtikten sonra dava konusunun (müddeabih parsel sayıları) değiştirilmesi ve tavzihi mümkün olmadığı gibi, çekişmeli parseller yönünden yapılan orman kadastro işlemi de kesinleşmiştir. Kadastro tutanakları kesinleştiğine göre, açılan davaların kadastro mahkemesinde görülme olanağı yoktur. Davanın genel hükümlere göre genel mahkemede çözümlenmesi gerekir. Bu yön göreve ilişkin ve kamu düzeniyle ilgilidir. Davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Değinilen yönler göz önüne alınmadan mahkemece esas girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetimi ile davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 11/03/2002 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy