(3402 S. K. m. 12)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Kuruçam Köyü 101 ada 29 parsel sayılı 2883.29 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Osman Bakırcı adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Çekişmeli taşınmazın tesbit dayanağı 09.04.1968 tarih 15, 20.11.1978 tarih 14, 17.05.1954 tarih 84, 23.08.1956 tarih 47, 20.08.1984 tarih 56, T.evvel 1338 tarih 376, 21.12.1938 tarih 53, 10.10.1957 tarih 33, 25.07.1972 tarih 27, 22.07.1978 tarih 130, 04.04.1968 tarih 9 ve 13 nolu tapu kayıtlarının kadastro sırasında çekişmeli taşınmazdan başka dava dışı 101 ada 5, 6, 7, 8, 9, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 30, 31, 32, 33, 38, 39, 40, 41, 42 ve 137 ada 44 parsellerin de tesbit dayanağını oluşturduğu gözlenmektedir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişisi 29.06.1999 tarihli raporunda; taşınmazın % 45-50 arasında eğime sahip, üzerinde kısmen fındıklık, kısmen açıklık-çayırlık bulunduğu, yine parsel içinde yer yer doğal olarak gelen yapraklı bireylerin 10-15 yaşlarında kapalılık ve sıklık oluşturacak yapıda olmadığı, 1960 tarihli memleket haritasında açık alanda amenajman planında ziraat alanında göründüğü açıklanarak orman sayılmayan yerlerden olduğu yolunda görüş bildirmiş olup, mahkemece bu görüşe itibar edilerek davanın reddine karar verilmişse de, tespit dayanağı tapu kayıtlarından revizyon gören diğer parsellerin tutanaklarının da itirazlı olduğu anlaşıldığına göre sadece dava konusu parselle ilgili orman incelemesi ve araştırması yapılması suretiyle sağlıklı sonuca ulaşma olanağı bulunmamaktadır. O halde, mahkemece öncelikle davaya konu taşınmazın tespitinin dayanağı tapu kaydının revizyon gördüğü parseller hakkında davacı Orman Yönetimince aynı iddia ile açılmış ve derdest olan davalara ilişkin dosyalar irtibat nedeniyle birleştirilmelidir. Anılan parsellerden davası sonuçlanarak kesinleşmiş olanların dava dosyaları ve tapu kayıtları ile öncesi bütün olan bu parsellerin tamamını dıştan çevreleyen parsellerin tespit tutanak örnekleri ile dayanakları bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulduktan sonra çekişmeli taşınmaz başında önceki bilirkişiler dışında üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak kurul aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Uzman bilirkişiler aracılığıyla keşifte eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı ile tesbit dayanağı tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parseller ile çevre araziye uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı, tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma dayanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 31/13 E. K. 14.03.1989 gün ve 35/13 E. K. ve 13.05.1989 gün ve 7/25 E. K. Sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmelidir. Çekişmeli taşınmazın tesbitinin dayanağı tapu kayıtları yerel bilirkişi ve harita mühendisi aracılığıyla yöntemine uygun olarak komşu parsel dayanaklarından yararlanılıp denetlenmek suretiyle uygulanıp kapsamı belirlenmeli, taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilerek bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, tesbit dayanağı tapu kaydının yüz ölçümünün 9 dönüm olduğu ve revizyon gördüğü parseller içinde Orman Yönetimince kadastro tesbitine yapılan itiraz sonucunda davası görülüp orman vasfı ile Hazine adına tescil edilip kesinleşen orman bulunduğu da göz önüne alınarak kayıt miktar fazlasının kazanılma olanağının bulunup bulunmadığı araştırılıp hüküm yerinde tartışılmalı, bundan sonra tüm deliler birlikte değerlendirilip oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04.03.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy