(6831 S. K. m. 2/B) (1744 S. K. m. 2)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda, davanın reddi yolunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında Gökçeören Köyü 101 ada 1125 parsel sayılı 6639.54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 06.09.1973 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1996 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen 2/B uygulaması vardır.
Dava konusu taşınmaz, 1973 yılında yapılan tahditle orman sınırları içine alınmış ve kesinleşmiştir. Daha sonra 1981 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulanmış ve taşınmaz nitelik kaybı gerekçesiyle dışarı çıkarılmıştır. Bu işleme karşı, Orman Yönetiminin itirazı üzerine hakem sıfatı ile dava görülmüş ve hakem tarafından dışarı çıkarma işlemi iptal edilip orman olduğu belirtilerek, tekrar orman sınırları içine alınmıştır.
Öncelikle, 1981 yılında nitelik kaybı gerekçesiyle dışarı çıkarılan fakat işlem iptal edilerek orman sınırları içine alınan ve Yargıtay'dan geçerek kesinleşen olgunun varlığı karşısında, tekrar 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulanmak suretiyle, nitelik kaybı gerekçesiyle dışarı çıkarılması olanaksızdır. 1981 yılında nitelik kaybının söz konusu olmadığı kabul edilerek tekrar orman sınırları içine alınan taşınmaz için aynı gerekçe ile nitelik kaybı benimsenerek dışarı çıkarılmasının hiçbir yasal dayanağı yoktur. Kaldı ki; taşınmazın dört tarafı ormanla çevrili, gerçek kişi ya da Hazinenin kullanım ya da mülkiyet belgesi dahi mevcut değildir. Herhangi bir kullanım ya da mülkiyet belgesi var olsa dahi yukarıda açıklandığı şekilde 1981 yılında nitelik kaybetmediği kabul edilerek, tekrar orman sayılarak, yargı denetiminden geçerek, dava konusu taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılması olanaksızdır.
Değinilen yönler gözetilmeden, Orman Yönetiminin davasının kabulü ile orman sınırları içine alınması gerekirken, reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 11.03.2002 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy